Eğitim İlkokul Öğretmen Okul

Bir Garip Karne Görüşleri

“Daha çok çalışmalısın…” “Biraz daha gayret etmelisin…” “Daha çok çalışırsan daha iyisi olacak”ların yanında bir de “Başarılarının devamını dilerim. Teşekkür ederim.”
Tipik karne notları. Üzerinde düşünülmemiş, öğrencinin tüm özgün yanlarını ortafan kaldıran, sahip olduğu özelliklerin hepsini akademik başarıya indirgeyen sığ yaklaşımın ürünü olan cümleler…
Bu yıl 12. öğretmenlik yılım. Hiç böyle şeyler yazdım mı hatırlamıyorum. Umarım yazmamışımdır. Ama hatırladığım bir not var. “Gökkuşağının tüm renklerinde gülmen dileğiyle…” hala saklıyorum bu karnemi. 10 yaşında abisini kaybetmiş, bir hayli üzgün olan beni farkeden öğretmenimin notu. Sıcacık, içten. Hayatıma ışık olan yolumu bulmama yardımcı olan mesajlardan…
Karne günü yaklaşıyorken geldi aklıma. Bizlerin aceleyle, işler yetişsin telaşıyla ne yazdığımızı hatırlamadığımız, bazılarımızın kopyala-yapıştır yaptığı bu cümleler inanın çocukları çok etkiliyor. Çok güzel şiir okuyorsun, akşamları kardeşine okumayı unutma diye yazdığım öğrencim notlarına değil, notuma bakıyor önce. Çünkü biliyor ki bana göre onun yapabildiği mutlaka bir şey var. Hep diyorum, “Onlar çocuklar!” Her şeyi herkesin aynı zamanda ve aynı şekilde anlaması mümkün değil. Ayrıca bu bence çok gerekli de değil.
8. Sınıfa gelmiş bir öğrenciye “gayret edersen daha iyisi olacak”, denmesini çok da anlamlı bulmuyorum. Daha iyisi nedir ki? O, zaten bu zamana kadar yapılabildiğini yapmıştır. Yapamadıkları bizimle ilgili olamaz mı? Daha iyi fiziksel ortam, materyaller, öğrenci-öğretmen ilişkisi v.s. ama biz alışmışız her şeyin karşıdan beklenilmesine. Halbuki öğretmen öğrencinin karnesinin neticesinin sorumluluğunu paylaşmalı. Öğrencinin notları iyiyken teşekkür etmek ne kadar gereksizse, herşeyi öğrenciden beklemek de o kadar anlamsız.

Karne notları kötü olduğu için intihar eden öğrencileri de hatırlayalım. Öğrencinin yapabildiklerine vurgu olan bir karne akademik başarısızlığı gösterse de öğrenci için ölmeyi tercih etmeye sebep olmayacaktır belki.
Bir de yanlış anne baba tutumları var. Dünyanın sonu gelecekmiş gibi yaptıkları yorumlar çocuklara gerçekten dünyanın sonunun geldiğini düşündürebiliyor. Ya da iyi karne notlarında; tabletle, cep telefonuyla, bilgisayarla ödüllendirilen çocukların sonradan teknoloji ile fazla zaman geçirmelerinden şikayetçi olan veliler ille de çocuklarına bir hediye vermek istiyorlarsa, sarılsalar, koşsalar, birlikte yemek yeseler o gün daha çok beraber vakit geçirseler, birbirlerine anılarını anlatsalar olmaz mı?
Özetle sevgili öğretmenlerimiz karne notlarımızı yazarken bir daha düşünelim. Anne babalar biz de çocuğumuzun karnesine neden 100 değil de 95 geldiğini sorgulayacağımıza, takacaksak bu gün neden çocuğumuza gülmeyi unuttuğumuzu, avucuna öpücük kondurmadığımıza takalım…

Meftun Kocakaya

Anne olunca kuşlara ağaçlara boceklere annelere babalara bir daha baktım. Bakınca bunca zaman göremediğim ne çok şey olduğunu farkettim. Farketmek beni içimdeki benle tanıştırdı ve anne olmadan önce yaptığım ve ara verdiğim yazı çizi işlerine geri döndüm. İyi ki de döndüm. Kendimle bir kez daha tanıştım içimi aydınlattım.
Anne olmanın benim için bir mucize olduğunu düşünüp düşünüp mutlu oldum.

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Sizin gibi eğitimcilerin, insanların varlığı umuttur bize. Ne şanslı öğrencileriniz var.