Çocuk Feminizm Kitap

Bir çocuk kitabını, bir yetişkin okursa…

Özgür bireyleri yetiştirmenin ön şartı özgür birer kadın olmamız!

butterflies-843298_1920Kabul edelim, hedef kitlesi belli olan kitaplar; yaş grubu dışında okurun eline geçtiği zaman tat vermiyor, az geliyor, eksik geliyor, eski geliyor. “Ayşe ile Ali yola çıkmış, tavşan kardeşle tanışmış sonra da havuçları sakladıkları yerden çıkarıp; tavşan kardeşe vermişler” hikâyesi gibi…

Ama bazı çocuk kitapları da, yetişkinleri büyülüyor. Muhakkak kitaplıklarında olmasını istiyorlar. Yakın zamanda Genç Osman Yavaş’ın yazdığı “Amcam ve Ben” serisi bu arzu içerisinde örnek gösterilebilir. İçinde, alışılagelmişin dışında bir macera ve müzik var, ister istemez gülüyorsunuz. Ama ben başka kitaptan da bahsetmek istiyorum:

“Başımızda Kuşlar”

Almanca’dan Türkçe’ye çevirisini yine Genç Osman Yavaş’ın yaptığı bu kitap, torunlarımın torunlarına kadar kalmalı… Çocuk kitaplarında yer alan belli başlı temalar vardır; iyilik, dostluk, çevre, aile sevgisi…

Yayınevleri de devamlı bu temalara ağırlık verir çünkü ebeveynler muhakkak bunu ister. Oysa “özgürlük” teması tüm sevgilerin, çalışkanlığın, dürüstlüğün başında gelir ve “Başımızda Kuşlar” isimli çocuk kitabında bu konu öyle güzel işlenmiş ki…

Çocuklarınıza değil, öncelikle size öneriyorum. Hatta bu yeni yılda, üç annemize de hediye etmek istiyorum.  Umarım, binlerce kişinin okumasını sağlayabiliriz.

Özgürlük demişken,

Çocuklarınızı “özgürce” yetiştirmek, büyüyünce “özgür yetişkinler” olacakları manasına gelmeyebilir. Çünkü en büyük özgürlüğün “düşünmek” olduğunu varsayarsak, git gide kapana sıkıştırılıyoruz gibi hissediyorum. Yazarların, gazetecilerin hür olarak yazabildiği bir ülkede yaşamak; yemyeşil vadi ortasında şelaleden atlamak kadar huzur verici…

Çocuklarınıza “özgür bir birey” olmayı öğretmek için öncelikle kendinizi “özgür bir kadın” olarak yetiştirmeniz gerekiyor, sevgili anneler! Bu durum her şeye karşı çıkan, saygısızca davranan, bilgi eksikliğini savunan insanlar olmamız anlamına gelmiyor. Özgürlüğün, “dik durmakla” ilgisi vardır! Diklenmek, özgürlüğü anlamayan insanların; ne için olduğunu bilmeden girdiği bir savaştır.

Aldığımız her nefes bize aittir. İnancımız, okuduğumuz kitap, düşündüklerimiz, duygularımız… Eyleme döktüğümüz davranışlar bir başkasına zarar verecek nitelikte olmadığı sürece… Çünkü özgürce yaşayabilmenin özü, saygı ve hoşgörüdür. Karşınızdaki insan sizin dilinize, dininize, ırkınıza saygı duymak zorundadır. Ve iki üç noktanın anlaşabildiği başlangıç “özgürlüklerine” duyulan anlayıştan geçer. Mutlu ülkelerin çocukları böyle büyür!

Kin ve nefret arttıkça, saygı ve hoşgörü yerini; seninkiler, benimkiler taraflılığına bırakır. Yani özgürlük kaybolur, şiddet başlar… Çocuklar, evlerinde şiddet görmese bile; sokakta, televizyonda, sınıf arkadaşında “bunun ne olduğunu” öğrenir. Eve geldiğinde de durum tam tersi olunca; şok yaşar. Sonra, iyi insan ya da daha iyi insan seçimleri arasında gidip gelmesi gerekirken; iyi insan ya da kötü insan olmak arasında kalır.

Ve çocuk büyür, çocukları olur, nefret kuşakları böyle oluşur. Birbirini sevmeyen, saymayan; kendisi gibi olmayanı görmeyen, reddeden… Her ne olursa olsun her şeyin başı “insanı” sevmekten geçer. İnsanı sevdiğiniz zaman cinsiyetin önemi kalmaz!

Kadının görevleri ve erkeğin sorumlulukları yerine insanların yapması gerekenler, konuşulur. Özgür bir birey yetiştirmenin verdiği mutluluk doyasıya yaşanır. Ve bunların hiçbiri sadece masallarda kalmaz…

Çocuklarımıza öğreteceğimiz çok şey var ve bu uzun bir yol. Bakın, biz bile her gün neler öğreniyoruz? Ama önce “insanları sevmekle” başlıyor her şey.

Özgürce sevebilmekle hem de…

 

Not: Yazının yayınlama tarihinin ardından bir hafta içerisinde internet sitemizde bu yazının yorum kısmına, özgürlükle ilgili en güzel yorumu bırakan üç anne/babaya birer kitap hediye edilecek!

Ahter Önkaya

Ahter Önkaya

Marmara Üniversitesi-Gazetecilik Bölümünden mezun...
Uzun zamandır basın-medya sektöründe çalışıyor...
Bir yayınevinde basın ve iletişim uzmanlığı yapıyor...
Yazıyor,karalıyor,yazıyor,karalıyor...

4 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

  • Özgürlük aslında birlikte doğduğumuz görünmez kanatlarımızdır. O kanatlarla uçarız kendimiz olma gerçeğine. O kanatlarla uçarız mutluluğa. Evlenip kendi yuvamızı kurarken bile o yüzden sorarlar özgürlük kanatlarımızın çırpılıp çırpılmadığını. Ancak zordur o kanatları korumak, kendi çıkarları için bize saygı duymayan insanlar tutup koparıverirler kanatlarımızı. Bu insanlar kimi zaman ailemizdir kimi zaman “el alem”. Gelin bizler kopmuşsa bile kanatlarımız evlatlarımızın kanatlarını koruyalım. Kendimizden ve o el alemdemden. Onlar mutluluğa, kendileri olmaya uçtukça biz kanatsız uçacağız çünkü…

  • Hep merak etmişimdir Allah insanları özgür yaratmışken insanlar ne hakla ve kendilerinin kim olduğunu zannederek etrafındakilerin özgürlüğünü kısıtlamaya kalkar. Bu düpedüz ilahlık iddiası değil midir? Yani diğer bir deyişle şirk… Yaratılıştaki ilahi felsefeyi kavrayan insan diğer tüm yaratılanlara ve yaratıcıya karşı sevgi dolu, dolayısıyla da özgürlük fikrinden rahatsızlık duymayan kişidir. Ama ne yazık ki etrafımızda bu kişilerden çok sayıda olmadığından tam da sizin dediğiniz gibi özgürlük dik durmakla alakalıdır. Ne mutlu diklenmeden dik durabilenlere ve diklenmeden dik durmayı beceren çocuklar yetiştirebilenlere…

  • Doğduğu coğrafya kaderi oluyor insanların ve ait olduğumuz topraklarda özgür yaşamak bir yana, özgürce düşünmek bile neredeyse imkansız. Önce ailede “el alem ne der” kaygısı aşılandı zihnimize, herkes gibi olmalıydık farklılık ayıptı. Ardından okulda, sistem ne istiyorsa onu düşünmeyi dikte ettiler, muhalefet suçtu. Özgürlükten korkan bireyler olduk her birimiz. Bu coğrafyanın kaderini ancak biz anneler değiştirebileceğiz. Bizim bugün yetiştireceğimiz çocuklar, geleceğin ebeveynleri, öğretmenleri, erk sahipleri. Yükümüz ağır, yolumuz uzun…

  • Bir ülkede ne kadar çok tabu varsa o kadar özgürlük yoktur.
    der Aziz Nesin.
    Tabuları yıkıp fikri hür, vicdanı hür nesiller yetişmesi konusunda biz kadınlara annelere büyük sorumluluk düşüyor..
    Gelecek sevgi ile hoşgörü ile aydınlanacak lakin kitapların da payı büyük olacak…
    Okuyalım, okutalım.. Sevgiler…

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda K. Yıldırım
Funda K. Yıldırım
Tümünü Gör