Dünyadan Esintiler Röportaj

Bilmediğimiz Kültürler – Bildiğimiz Annelik

Portrait of Four Young Mothers with Their Babies

Annelik neydi? Bir dini,dili ,ırkı, yaşam tarzı, sosyolojisi, statüsü var miydi? Kendi kültürümüzden anneleri merak edip, takibe aldığımız kadar, başka dünyalara sahip anneler de ne yapar, nasıl yapar aklımızın köşesinde bir soru işareti olarak durur her daim aslında. Kimilerimiz çok kafayı takar, araştırır, okul, akıl süzgecinden geçirir. Kimilerimiz ise kültürel farklılıklardan ötürü karşısında bambaşka bir anne bulacağını düşünür ve konuyla hiç alakadar olmaz. Peki işin aslı nasıl?

Bu soruya ışık tutmak adına bir röportaj yapmak istedik sevgili yazarımız Regina Röttgen ile. İkimiz de çok farklı yaşam tarzlarına, sosyal çevreye, dile, ırka, inanca sahip anneleriz. Bakalım ikimizin de anneligi sandığımız kadar farklı mıymış? Ya da hangi konulardaki farklılıklar annelik anlayışımızı da yönlendirmiş? Buyrun keyifli bir röportaja.

Önce nasıl tanıştık ve birbirimizle ilgili fikirlerimiz nelerdir diye başlayalım istedik.

Regina: Alternaitf Anne’nin genel yayın yönetmeliğini yaparken Ayşegül yazar başvurusunda bulunmuştu. Yazarların arasında muhafazarkar anne sayısı az olduğu için Ayşegül hemen ilgimi çekti. Platformumuza değer katacağından emindim. Aranan şartları da yere getirince keyifli bir birliktelik başladı.

Ayşegül: Edebiyat ve cocuk eğitimi bende iki aşk haline gelmişken, bir mekanda dergi nüshasini gördüm, çok beğendim ve bu dergide yazmalıyım dedim. Info’dan mail attim ve karşıma o zamanki genel yayın yönetmenimiz Regina cikti:) Regina’nin nazik, anlayışlı ve net tarzı çok hoşuma gitti ve hala da gidiyor. Onun bu tarzını çocuklarına da sergilediğinden eminim.

Annelik bizim için ne demek?

Regina: Annelik bir kavram olarak hiç düşünmedim. Üzüntü, sinirlilik, stres ama o kadar da gülüşler ve eğlence dolu bir yoldan geçerek çocuklarımızı kendi ayakları üzerinde durmalarını öğrenmelerinde yardımcı oluyoruz. Annelik sanırım benim için budur: Bir insana, iniş ve çıkışlarla dolu bir yolda yoldaş olup onun bir birey olma yolculuğunda yardım etmek.

Ayşegül: Benim için annelik, yeniden diriliş gibi. Bir insan kendi çocuğunun doğumundan itibaren, kendini keşfediyor, sanki karşısında kendi çocukluğu var ve yeniden kendi filmini izliyormuş hissine kapılıyor. Annelik en büyük mutlulukla en büyük üzüntülerin bir arada yaşandığı, çok ince çizgilerle ayrılmış büyük bir maraton.

Dinin hayatımızdaki yeri?

Regina: Eşim ve ben dinlere inanmıyoruz.

Ayşegül : Din, hayatımı şekillendiren bir olgu. Dini inançlarım benim için çok önemli ve değerli. Ama asla hayatimi zapt-ı rapt altına alan bir durumda değil. Ben, din ile dünyevi hayatın dengesini kurarak yaşamaya çalışan, akıl ve mantık doğrultusunda inançlarını hayatında uygulamaya çalışan biriyim.

Eşlerimiz bu işin neresindeydi dersek?

Regina : Geç yaşta anne olmaya karar verdim. Ta 39 yaşındayken eşimle tanışana kadar anne olmayı düşünmüyordum. Ancak o, bu konuyu hiç konuşmadan bile, kararımı değiştirdi. Çünkü çocuklara olan sevgisini gördüm. Bir yerde küçük çocuk gördüğü anda onunla oynamaya başlıyordu. Bebeklerle hala öyle. Bir yerde oturalım ve yan masamızda bebek olsun. O bebek eşimin kucağına gelmek isteyene kadar geçen dakikaları sayabilirsiniz. O yüzden eşimin çocuklarımızla ilgileneceğinden emindim. Yanılmadım da. İkimiz evden çalıştığımız için şartlarımız eşit. Görev dağılımını da öyle, yani eşit yaptık. Konu çocuklara gelince şöyle özetleyebilirim; Eşimin memeleri olsaydı çocuklarımızı emzirirdi de, çünkü diğer her şey birlikte ortaklaşa yaptık ve hala da yapıyoruz. Tabi ki herkes sevdiği işlerine daha fazla üstleniyor, örneğin ben çocuklara kitap okumayı seviyorum, eşim onlara bisiklet sürmeyi öğretmeyi, vs. Bazen fikir ayrılıkları yaşamıyor muyuz? Elbette, ancak o zaman oturur konuşur birlikte ortak karar alıyoruz. Her şeyin ortaklaşa yapmanın bir avantajı var: Çocuklarınzı babasıyla gözünüz kapalı bırakabiliyorsunuz.

Ayşegül: Eşim olmasa sanırım bu kadar yükün altında ezilip kalırdım. Hayatta en iyi anlaştığımız konu çocuk eğitimi. O yüzden çocukları eğitirken bu anlamda hiç zorlanmadık. Bunun dışında eşim nerdeyse benim kadar anne, evde büyük bir yardımcı. Çocukların eğitiminden kişisel bakımına kadar herşeyleriyle ilgilenir. İşten gelir gelmez, çocuklar uyuyana kadar onlarla oyun oynar, masal okur, onlarla ilgilenir. Çocuklarla ilgili her konuyu okur, araştırır, benimle istişare eder. Bir eş olarak da evde yetişemediğim herşeye koşar, elinden geldiğince yapmaya çalışır. Çocuk eğitiminin oldukça farkında, bilinçli, fedakar bir babaya sahip çocuklarım var. Bu, onlar için büyük bir şans.

Annelikle ilgili okuduğumuz kitaplar, uyguladığımız yöntemler, işe yaradığını düşündüğümüz ekoller nelerdi ?

Regina: Edebiyat ve felsefe mezunuyum. Çok ekol, dönem, yazar ve düşünür okudum ve hiç bir konuda tek bir yolun olmadığını, hiçbir şeyin siyah beyaz olmadığını öğrendim. Her şey içinde bulunduğu ortam ve zamana göre değerlendirildiğinde farklı görünüyor. Bu yüzden annelik ve çocuklarla ilgili sadece tek bir kitap okudum Kedi ve köpekle yaşayan üç çocuk annesinin yeni olan anneye neler lazım ve lazım değil diye rehber niyetinde bir kitaptı ve ilk oğlumla hamileyken okumuştum bunu.Çünkü ardından ikinci belki de üçüncü çocuk planlıyorduk ve o gün dört kedi ve üç köpeğimiz vardı. Geçen 8 yılda başka bir kitap okumadım. Başka birinin düşüncelerine bana tam olarak uyacağını inanmıyorum çünkü. Belli bir sorunum olursa sadece onunla ilgili araştırma yapıyorum. O da çok nadir oluyor zaten. Bu süreçte Avusturyalı-Amerikan pedagog ve psikolog Rudolf Dreikurs’un “Çocuklar sonuçtan öğrenir” adlı kitabın bazı bölümlerini okudum. Belli bölümleri bugünkü zamana göre değerlendirildiğinde geçerli olmadığını düşünüyorum, ancak ceza-sonuç konusundaki bilgileri birebir benimsedim ve çocuklarıma düpedüz ceza vermektense yaptıkları davranışın ne tür sonuçlarına doğuracağını anlatıyorum ve seçimi onlara bırakıyorum. Çoğunlukla. Çünkü ben de insanım ve bazen istemeden kafamda planladıklarımdan elbette farklı davranıyorum. Birkaç defa röportajlarına denk geldiği Danimarkalı aile terapisti Jesper Juul’un düşünceleri ilgimi çekti, çünkü çocukları bir birey olarak görüyor. Durum alakalı belli davranış örnekleri vermek yerine bir ebeveynin temel düşünce ve davranışlarının üzerine duruyor. Juul’un çok sayıda kitapları var. Üç taneyi geçen gün yurtdışından sipariş ettim. Okudukça Alternatif Anne’de bazı bölümleri paylaşacağım.

Ayşegül: Annelikle iligli genelde konuşulan konularda yazılan kitaplar yerine, farklı konuların işlendiği kitapları okumayı seviyorum. Ben çocukları küçükten itibaren Montessori eğitim sisteminin bakış açısıyla büyüttüm. Kısaca ” yapabilmem için yardım et” bizim de bakış açımız haline geldi. Çocukların özgüven kazanması, küçük yaşta kişisel edinim ve EQ becerilerinin gelişmesi için elimizden geleni yapmaya çalıştık. Bunların öneminin farkındaydık. Şimdi ise uygulamaya çalıştığımız yöntemlerin işlerliğini çocuklar üzerinde gözlemledikçe işe yaradığını görüyoruz. Uyku ve beslenme alışkanlıklarını kazandırırken Traccy Hogg’ un çok faydasını gördüm.

Çocuklar hayatımızın neresinde duruyor?

Regina: Çocuklarım tıpkı eşim gibi hayatımın bir parçasıdır. Birlikte bir aile oluşturuyoruz. Herkes diğerinin hayatında yapmak istediğine saygı duyuyor. O yüzden günlük, haftalık ya da temel planlarımızı daima birlikte yapıyoruz. Çok küçük oldukları zamanda bile eve aldığımız bir battaniye diğelim renk seçimine birlikte karar verdik. O yüzden toprak tonlarındaki ev dekorasyonumuz zamanla oldukça renkli oldu. Bu hayatı birlikte yaşıyoruz, herkes olabildiğince mutlu olsun istiyorum. Çocuklarımıza küçük yaştan itibaren yapabildiklerini kendileri yapmalarını öğrettik. Sanırım o yüzden kendilerine olan güveni tam. Biz başkasına değil, çocuklarımıza güvenmeyi seçtik. 6,5 ve 7,5 yaşındalar ve uzun süredir onları her yerde gözüm arkada kalmadan bırakabiliyorum. Çünkü onlar ne durumda nasıl davranmalarını gerektiğini biliyorlar. Buna tehlikeli anlar da dahil. Yüzmeyi zaten ilk fırsatta öğretmiştik. Amaç, ne onlar bana, ne de ben onlara bağımlı olayım.

Ayşegül: Çocuklarımın yaşları küçük ve bana muhtaç olduklarından elbetteki onlara bağlı bir hayatım var ama bağımlı değil. Hem hep onlarla beraberim hem de kendime vakit ayırmaya çalışıyorum. Çocuklu bir anneyim diye hiçbirşeyden kopmuş değilim. Hatta kendime seyyah anne bile diyebilirim. Çünkü 3 çocukla sanırım benim kadar gezen en azından Türk annesi çok azdır. Çocuklar en kıymetlim ama anne olduktan sonra birey olmaktan çıkmadan annelikle güçlendim, büyüdüm, geliştim. Annelik ayağıma takılan bir engel değil.

Anneliğin en zor ve en kolay yanları bizim için nelerdi?

Regina: 14 ay arayla iki çocuk doğurduğum için, eşim benim kadar ilgilenmiş olmasına rağmen, toplam 5 yıl boyunca uykumuzun bir yerinde bölünmüş geceleri beni ve eşimi yıprattı. Belli ki bir yaştan sonra gece 6-7 saat ARALIKSIZ uyuma ihtiyacınız oluyor. En kolay yanı, mantığımın ve iç güdülerimin karışımına güvenerek çocuklarımla ilgili bizim ailemiz için doğru kararları veriyor olmam.

Ayşegül: Anneliğin en zor yanı hiç bitmek bilmeyen bir enerjinin olması gerekliliği ve oldukça hassas bir ruhsal yapı. En kolay yanı ise, bu kadar kolayca karşılıksız bir sevgiye uzanabilmiş olmanın verdiği dayanılmaz hafiflik.

Bu keyifli sohbetten anladiklariniz neler ? Bir sorun kendinize bence. Annelik her annede farklı formata bürünse de aslında dünyanın heryerinde aynı sevinç ve hüzünlerle dolu değil mi sizce de?

Ayşegül Uysal

Ayşegül Uysal

1982 Giresun doğumlu. İşetme mezunu, tipik bir Karadeniz kadını. Çocuklarının olacağını öğrendikten sonra tam bir ar-ge elemanına dönüşüp, araştırma-uygulama-sonuçlandırma üçgeniyle boğuşmaya başlayan, çocuklar için "daha iyisi ne olabilir" e takık, üretmeyi, yazmayı, okumayı, yeni yerler ve yeni insanlar görmeyi seven, deli-dolu , çalışan bir anne. En hassas konu çocuklar... STK faaliyetleri içerisinde... 3 çocuklu bir hayatın dezavantajlarını avantaja dönüştürmeye çalışmakla meşgul.
Çocuklarına bırakabileceği her ne varsa onun peşinden koşturmaya hazır. Hayatımı çocuklardan önce ve sonra diye ayırsam, onların var olduğu kısımda yeniden doğduğum aşikar..

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör