Eleştiri Feminizm Güncel Kadın Psikiyatrist

Benim Özgecan’ım

sendeanlat AAŞimdi iş güç sahibi genç bir kadındır, ama onu tanıdığımda Özgecan yaşındaydı. Eski bir hastam olduğundan mesleğini, memleketini söylemem mümkün değil, ama hüzünlü hikayesi ve cesaretini ana hatlarıyla paylaşmak zorundayım.

Yoğun, çok stresli bir sabah, poliklinikte 7 dakika ayırmam gereken 20 hastadan birisi olarak karşıma çıktı. Mesleğimde ilk acemiliğimi geride bırakmıştım. Bana anlatılan hikayeler ne kadar üzücü olursa olsun, dışarı çıktığımda unutabilmeyi, kısa süre muayene etsem de hastalarımın sorunlarına çözüm bulmayı ve kolay çözemeyeceğim durumları fark edebilmeyi öğrenmiştim.

Sıradan bir sinir krizi geçirmiş görünüyordu. Genç kızlarda sık olur bu durumlar. Erkek arkadaşları aramamış olabilir, yurttaki kızlarla kavga etmiş olabilir. Ama bu kez bir şekilde rahatsız oldum. Dedim ya, çok yoğundu, dışarıda bekleyen onlarca kişi vardı. “Yarın akşam mesai bitimine yakın tekrar gelsene, seni daha uzun dinlemek istiyorum” dedim.

Tekrar geldiğinde tüm klinik becerimi kullanarak onu esas üzen şeyi ortaya çıkartmaya çalıştım. Öğrendiklerim inanılmazdı. Çocukluktan beri taciz eden, ergenlikten sonra tecavüze başlayan, dışarıdan çok normal görünen ama aslında şiddet ile tüm çevresini sindirmiş bir baba. Korkudan kızının üstü örtülü yardım çığlıklarını yok sayan zavallı bir anne. Hastam çaresizlikten başına gelenleri senelerce sineye çekmiş, ama en küçük kız kardeşi ergenlik çağına geldiğinde “Ya ona da aynı şeyler olursa” diye korkmaya başlamış, onu bana getiren sinir krizini de bu korkuyla geçirmişti.

En acı hikayeleri dinleyip arkasından kahve molasında günlük sohbetler yapma yeteneği kazanmış olan ben, bu görüşme sırasında hissettiğim öfke, üzüntü ve isyan nedeniyle kaynamaya başlayan midemin, boğazıma kadar çıkıp tüm yemek borumu yakan asitin farkına bile varmamışım. Tek düşündüğüm, inanılmaz gibi görünen bu durum gerçek ise onu ve kız kardeşini nasıl kurtaracağımdı. Bu durumu şikayet etmesi gerektiğini, babasının yaptığının bir suç olduğunu söyledim. Kurtulabileceğini, bu işkencenin bitebileceğini hiç düşünmüyordu, şikayet ederse babasının onu ve kardeşlerini öldüreceğinden korkuyordu, onu ikna ettim. Görüşme bittiğinde, dinlediği hikayelerden çok az etkilendiğini zanneden ben, perişan halde idim. Yarım saat sonra sesim kısıldı. İki gün konuşamadım.

Onu tekrar dinlemek, anlattıklarının doğruluğundan emin olmak için hemen ertesinde tekrar çağırmıştım, gelmedi. “Belki biraz abarttı, bu kadar kötü bir hikaye gerçek olamaz” diye düşündüm, o akıllı, yumuşak huylu kızın yalan söylemeyeceğini içten içe bilerek.

Birkaç gün sonra, telefonum çaldı. “Defne hanım, memleketime gittim, bir erkek akrabama durumu anlattım, o da destek oldu, babamı şikayet ettim, tutukladılar” dedi. Sevinçten ağladık telefonda.

Ne yazık ki tecavüzün “somut” kanıtı olması için, benimle konuştuktan sonra bir kez daha o işkenceye katlanmak zorunda kalmıştı. Ama öyle yapmamış olsaydı, sperm örnekleri anlattığı hikayeyi doğrulamasaydı belki babası kanıt yetersizliğinden çıkacak ve onları çoktan öldürmüş olacaktı.

Ya onunla karşılaştığımızda ben o kadar daha az deneyimli olsaydım? Ya erkek akrabaları ona destek olmamış olsalardı? Ya şikayet etmeden önce “somut kanıt” elde edememiş olsaydı? Ya o kadar cesaretli bir genç kız olmasaydı? Şu anda kardeşi aynı işkencelere maruz kalıyor olur muydu? Ya da benim hastam tek çıkış yolu olarak babasını öldürmüş hapiste mi yatıyor olurdu? Çevremizde kim bilir kaç kişi var bu şekilde tecavüze uğrayan, üstelik en yakınlarındaki kişiler tarafından.

İş güç sahibi bir kadındır şimdi. Belki bir yerlerde karşılaşmışsınızdır onunla, farkına varmadan. Kırılgan göründüğüne bakmayın, o bir psikiyatristin bile sesini kısabilecek kadar dehşet verici bir hikayeyi senelerce yaşamış ve ayakta kalmıştır. O, kardeşlerini kurtarabilmek için kendini korumayacak bir sisteme rağmen adalete başvurabilmiştir. Kendilerine yapılan tacizleri bugün açıklamaya cesaret eden binlerce kadın gibi, zavallı Özgecan gibi, her şeye inat yaşama sarılan tecavüz mağdurları gibi, bir cesaret abidesidir.

O ve onun gibiler bizim gizli kahramanlarımızdır.

 

Uzm Dr. Defne Eraslan

Uzm Dr. Defne Eraslan

ALTERNATİF ANNE UZMANI | Erişkin Psikiyatristi, Bilişsel Davranışçı Terapist. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu, yine Ege Üniversitesinden Psikiyatri Uzmanı ünvanı aldı. Üniversite öğrencileri ile çalıştı, bir süre ilaç sektöründe yöneticilik yaptı. Acıbadem Üniversitesinde Yardımcı Doçentlik yaptıktan sonra şimdi kendi ofisinde çalışıyor, part time öğretim üyeliğine devam ediyor. İki çocuk annesi.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Tümünü Gör