Beslenme Kategorisiz

Benim aşurem ( Muharrem Aşı)

aşureBolluk, bereket, paylaşım ve evi saran mutluluk demek aşure… İslamiyet’e göre Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem, “ Aşure Ayı” olarak kabul edilir. Muharremin onuncu günü ise “ Aşure Günü” olarak kutlanıyor, bu yıl 03 Kasım’a rastladı Aşure Günü.
Aşure’nin temel bakliyatları her evde aynıdır ama sonrası mutfağa göre farklılık gösterir. Kimi mutfakta yedi çeşit malzeme, kimi mutfakta (Kerbela olayını anmak amacıyla) on iki çeşit malzeme, kimi mutfakta ise kırk çeşit malzeme konuluyor. Aşure’yi kaç çeşit malzeme ile yaparsanız yapın evi saran mis gibi koku ve komşulara dağıtmanın keyfi aynı bana göre.
Bizim mutfakta pişen aşureye gelecek olursak malzememiz bol! Benim hedefim kırk malzemeyi bir araya getirmek. Aşure yapmak mutfakta en keyif aldığım anların başında geliyor. Aşure yapmanın temel kuralı; bakliyatların bir gece önceden haşlanmasıdır. Tüm bakliyatlar ayrı kaplarda haşlanarak sonra bir araya getirilecek ve bakliyatlar iyice yumuşadığında şekeri ilave edeceğiz, erken ilave edersek bakliyatları biraz sertleştiriyor. Bir diğer püf noktası da şekeri bol koymak, aşure soğudukça şekerin tadı daha az hissediliyor, tatsıza yakın aşure yapmışlığım vardır. Aşure yapmaya karar verdiyseniz önce güzel bir liste hazırlayın ve tüm malzemeleri şöyle bir tezgâhın üzerine dizin.
Buğdayı güzelce yıkadıktan sonra düdüklü tencerede haşlayarak başlayabiliriz aşuremizi pişirmeye. Buğday sabaha kadar sıcak suyun içinde beklesin, suyu azalırsa sabah ekleriz. Bu arada üzüm ve kayısı sıcak suyun içinde ıslanmaya bırakabiliriz.. Diğer bakliyatları da haşlayarak bir gün önce yapmamız gereken işleri tamamlamış oluyoruz. Aşureyi pişireceğimiz gün ; buğdayın üzerine su ekleyerek büyük tencereye alıyoruz ve nohuttan başlayarak bakliyatları ekliyoruz yavaş yavaş.. Bir bardak su ile açtığımız nişastayı bu arada ekleyebiliriz. Kuru inciri kısa bir süre haşlayarak sırasını beklemek üzere kenara alıyoruz. Bakliyatlar kaynamaya devam ederken, iyice yumuşadıkları sırada toz şekeri ekliyoruz. Aşureyi arada sırada karıştırarak dibine tutmasına engel olabiliriz, su eklemek gerekirse aşure pişmeye devam ederken kaynar su eklenebilir üzerine. Toz şeker ile biraz kaynadıktan sonra ocağın altını kısmayı unutmadan devam ediyoruz diğer malzemeleri eklemeye; çubuk tarçın, suyu süzülmüş doğranmış kuru kayısı, suyu süzülmüş kuru üzüm, karanfil, kabukları ile beraber minik minik doğranmış portakal, muskat rendesi, zencefil, hindistan cevizi.

Aşureyi ocaktan indirmeden hemen önce kuru incirleri de ekleyebiliriz. Aşuremizin soğudukça suyunu çekeceğini dikkate alarak suyunu ayarlamalıyız.
Aşurenin piştiğini evi saran muhteşem kokudan ve kıvamından rahatlıkla anlayabilirsiniz. Aşure tenceresinin altını kapatınca kabuk tarçınları içinden almayı unutmayın. Sıcak sıcak kaplara dağıttıktan sonra işin eğlencesi süsleme kısmına geçiyoruz. Ben aşurenin üzerine koyacağım kuruyemişleri kavurmayı tercih ediyorum; çiğ olarak da koyabilirsiniz. Toz tarçın, hindistan cevizi, dolmalık fıstık, kuş üzümü, nar, fındık, badem, nar.
Benim aşurem bu ölçülerle çok küçük olmayan kaplara paylaştırdığım yirmi komşuma ve ev halkına rahat rahat yetiyor. Bu ölçüleri ölçeklendirerek daha az ya da çok yapmak mümkün. Aşure yapmak kesinlikle pasta yapmaktan daha zor değil; sadece çok zaman alıyor.

Malzemeler:
1.  1 kg. aşurelik buğday
2.  500 gr. kuru fasulye
3.  500 gr. nohut
4.  250 gr. pirinç
5.  250 gr. kuru börülce
6.  Bir avuç kırmızı mercimek
7.  Bir avuç dolusu bulgur
8.  3 kg. toz şeker
9.  Bir tutam tuz
10. 2 çorba kaşığı nişasta
11. 6 adet kabuk tarçın
12. 15 tane karanfil
13. Muskat ( rendeleyeceğiz)
14. 1 tatlı kaşığı toz zencefil
15. 1 tane portakal
16. 3 yemek kaşığı Hindistan cevizi
17. 500 gr. kuru kayısı
18. 500 gr. kuru incir
19. 500 gr. kuru üzüm
20. Tuzsuz ayçekirdeği
21. Fındık
22. Ceviz
23. Çiğ badem
24. Dolmalık fıstık
25. Kuş üzümü
26. Nar
27. Toz tarçın
28. Yeteri kadar su

Afiyet bal olsun!

Aynur Kalkan

ALTERNATİF ANNE YAZARI | Ankara'da eşi ve oğlu ile eğlenceli bir hayat sürüyor. 39 yaşında, sevgilisi ile 14 yıldır evli, 15 Mart 2007 tarihinden bu yana anne. Gazi Üniversitesi Ekonometri bölümünden mezun, yirmi sene durmaksızın çalıştı. Oğlum okula başlıyor dedi ve 01 Temmuz 2012 tarihinde iş hayatına mola verdi. Yollarda olmayı, oğlu ile vakit geçirmeyi, kitapları, oyuncakları, kuşları, gökyüzünü, ağaçları, çocukları, dağları, denizleri, mutfakta olmayı, yemek yemeyi, evi saran kek kokusunu, çiçekleri, evini, gün doğumunu, şiirleri, gün batımını, kalabalık sofraları, yazmayı, konuşmayı, sokakları çok seviyor. Mutlu ve özenli sofraların aile olmanın gereklerinden olduğuna inanıyor. Misafir için ayrılmış bir yemek takımları yok, her gün bayram kendisine..

3 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız