Çocuk Çocuk Psikolojisi Kategorisiz

Ben abla olmak istemiyorum!

Kardeşler arasında kıskançlık yaşamak doğal ancak tutumunuz durumu daha da büyütmesin!

family-457235_640Kızım doğup da eşim, kızımla ilk kez buluştuğunda uzun uzun kızıma baktı. O güne kadar ben kucağıma alamam korkarım diyen adam şimdi onu kucağında tutuyordu ve hayranlıkla izliyordu. Tek üzüldüğü nokta onun doğum gününe 2 gün kala dünya ya gelmiş olmasıydı. Ne olurdu sanki aynı gün kutlayabilselerdi doğum günlerini. Uzun lafın kısası ilk görüşte aşk yaşıyordu ve bu aşkın ortasında bana dönüp “Çok güzel bizim bir çocuğumuz daha olmalı” dedi. Bu sözü söyledikten 2 yıl 3 ay sonra oğlumuz dünya ya geldi. Bizim için her şey çok güzeldi ta ki kızım bir sabah bas bas  “BEN ABLA OLMAK İSTEMİYORUM” diye bağırana kadar.

Yeni bir kardeşin gelmesi her şeyden önce eve yeni bir birey gelmesi demektir. Başlarda sadece anneyi paylaşmak zorunda olan büyük çocuk zamanla mekanı, yiyecekleri hatta oyuncaklarını da paylaşmak zorunda kalır. Böylelikle hayatına girmiş olan bu ortak rahatsız edici olmaya başlar.

Bir öğlen oğlum yatağında ağlıyordu ve bir nedenden dolayı eşim bakmak zorunda kalmıştı. İşte tam o sırada kızımdan bir isyan koptu.  Kızım “baba sen neden alıyorsun Yekta’yı kucağına” diye sordu. Eşimde ağladığını nesi olduğunu anlamak ve sakinleştirmek için kucağına aldığını açıkladı kızıma. Fakat Arya ikna olmamıştı ve devam etti “ Annem onu besliyor anladım da sen neden alıyorsun onu. Bırak annem baksın sen benimle ilgilen” . Bir şekilde anneyi paylaşmayı kabullenmişti ama babayı da paylaşmak ona fazla gelmişti. Ne sanıyordu bu ufaklık kendini. Nasıl olur da bütün ilgiyi üstüne çeker, her şeyine ortak çıkardı !!

Genelde annelerin büyük çocuğun kardeşe vurduğu, yemeğini veya oyuncağını elinden aldığını ya da uyurken bilinçli şekilde kardeşi uyandırdığı konusunda yakındıklarına şahitlik ederiz. Fakat bazı çocuklarda kıskançlıklarını bu tür davranışlarla sergilemezler. Tıpkı kızımda gözlemlediğim gibi yeni gelen kardeşin bakımında anneye yardım etmeye çalışır. Ona sevgi gösterisinde bulunur.  Burada yanılgıya düşmemek lazımdır. Çocukların bir kısmı olumsuz davranışlar sergilerlerse annenin ve babanın ilgisini tamamen kaybedeceğini düşünürken kimi çocuk ise içine atarak kıskançlık duygusunu bastırmaktadır.

Birkaç ay içinde kızım baktı ki bağırıp çağırsa da, ağlayıp tepinse de kardeşi evden gönderemiyor. Gönderemediği gibi kardeşinin canını yaktığında veya onu rahatsız ettiğinde kardeşi hemen kucağa alınıyor veya bir aile bireyi tarafından uzaklaştırılıyor oda stratejisini değiştirdi . 360 derecelik bir dönüşle kardeşinin bakımında bana yardımcı olmaya başladı. Evet kardeşi evden gönderememişti ama en azından kardeşe ayırılan vakte kendini de dahil etmişti. Böylelikle kardeş ve anne, kardeş ve baba değil kardeş artı Arya ve anne veya baba halini almıştı hayat onun için.

Bardağa su koymak…

Hep büyük çocuğun küçük kardeşe olan kıskançlığından söz ettik. Halbuki bu tam tersi de olabilir. Yani küçük çocuk evdeki abla veya abiye tanınan imtiyazlardan dolayı kıskançlık yaşayabilir. Bizim evde bardağa kendi başına su koyabilme krizleri henüz bitmiş değil. Ne zaman kızım kendi başına sebilden su koymaya kalksa oğlan dibinde bitiyor. En sempatik halini takınarak “aba u u” diyerek o da bardağa su koymak istiyor. Yanlış anlamayın burada oğlumun amacı su içmek değil; ablanın elde etmiş olduğu hakkı kendinin de elde edebilmesi. Eve giriş çıkış saatinden tutun bir arkadaşta kalma/kalmama, aldığı harçlık miktarına kadar küçük çocuğun evdeki büyük çocuğu kıskanması için aslında pek çok neden sayılabilir.

İkiden fazla çocuğa sahip olan ailelerde ise bazen ortanca çocuğun isyan ettiğini görürüz. Büyük kardeş ile küçük kardeş arasında sıkıştığını düşünen ortanca kardeş de zaman zaman kıskançlık duygusu yaşayan bireylerden olabilir. İlk çocuk aile için bir deneyimdir. Son çocuk hep el üstünde tutulandır çünkü küçüktür. Peki ortanca?  Ne büyük kadar imtiyaza sahiptir ne de küçük kadar serbest olabilir. İşte bu düşünce ve duygu ortanca çocuklar da kıskançlık duygusuna neden olabilir.

Kardeşler arasında kıskançlık yaşamak doğal olmakla birlikte şiddetini belirleyen faktörler arasında anne-babanın tutumu gelmektedir.

Anne-babaların olumlu tutum ve davranışları, kıskançlığın körüklenmesini engeller.  Ancak pek çok hatalı tutum, kıskançlık duygusunu pekiştirir. Örneğin kıskanan çocuğu azarlamak, ceza vermek hatta bazen dövmek işte tüm bunlar olumsuz davranışları önlemeyi bırakın, arttırıcı rol oynarlar.

Annenin hamileliğinin başlaması ile dünyaya gelecek kardeş hakkında bilgilendirilen çocuk, kıskançlık duygusu ile daha kolay başa çıkabilirken, yeni doğacak bebeğe odaklanıp ilk çocuğun verdiği kıskançlık sinyallerini şımarıklık olarak adlandıran ailede, çocuk kıskançlık duygusuyla başa çıkmakta oldukça zorlanacaktır.

“Beni o kadar üzüyorsun ki seni artık sevmeyeceğim, bak kardeşin ne kadar uslu, ne kadar tatlı.” türündeki sözler çocuk için duygusal şantajdır. Anne ve babanın sevgisini, ilgisini kaybettiğini düşünen çocuğun korkusunu kat be kat arttırmaktan başka hiçbir şeye yaramaz. Disiplini sağlayacağını düşünülen bu tür cümleler çocukta rekabet duygusunu arttırırken kıskançlığa da zemin hazırlar.

Her çocuğa ailede özel bir yeri olduğunu hissettirmek, birini diğeri ile kıyaslamamak, çocukların yaşına becerilerine göre çeşitli sorumluluklar vermek kıskançlık duygusunu azaltabilecek davranışlardan birkaçını temsil etmektedir. Sevgi ve güven duygusu pekiştirilip kardeşler arasındaki paylaşma duygusu cesaretlendirildikçe kıskançlık duygusunun kaybolmaya yüz tuttuğunu gözlemleyebilirsiniz.

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 5 Haziran 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Uzm. Psk. Çiçek Kirişçioğlu

ALTERNATİF ANNE UZMANI | 2006 İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji bölümünden mezun oldu. 2009 yılında aynı üniversitenin yüksek lisansını bitirerek uzman psikolog ünvanına hak kazandı. Bu arada 2006 senesinde staj yaptığı Tohum Otizm Vakfında 2007 senesinde bir fiil eğitimci olarak çalışmaya başladı. 2 sene eğitimci 1 senede formatör olarak görev yaptığı Tohum Otizm Vakfından kızının doğumuyla ayrıldı. Daha sonra özel Sezgin Kartal Danışmanlık ve Rehabilitasyon merkezinde eğitimci ve formatörlük görevini üstlendi. Oğluna hamile kalması nedeniyle 1 sene sonunda işi bırakarak esas görevi olan annelik görevine geri döndü. :). Hali hazırda kasım ayında başladığı Günışığı Çocuk Merkezi'ndeki Uzman Psikolog görevini devam ettirmekte.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız