Anı Çocuk Psikolojisi Feminizm Gülüş'ün Köşesi Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik

Bazı kız çocukları

Bazı konular için her gün mücadele vermek gerekiyor... Bazı konular için mücadele vermeye değiyor... Bütün çocuklar bu mücadeleyi hak ediyor...

Anaokulundayız, öğretmen-veli görüşme günü. PDR bana ilginç bir şey söylüyor: “Kızınız hem erkeklerle hem de kızlarla eşit derecede iyi anlaşıyor Gülüş hanım”. Bu saptama bana çok tuhaf geliyor çünkü, neden eşit derecede anlaşamasın ki?

İlkokul birinci sınıf. Kızım eve mor bir dizle geliyor: “Hasan beni itti”. Olabilir, okulda itişme kakışma normaldir, üzerinde durmuyorum. İki gün sonra yine geliyor, “Hüseyin çarptı”. Olabilir, eninde sonunda öğrenecek kendini korumayı. Derken bir de “Yılmaz çelme taktı” diye gelince, sınıf erkeklerinin kızıma ne yapmaya çalıştıklarını merak ediyorum. Deniz Cengiz’in o trajikomik ama gerçekçi Atakan Annelerinden olma korkuma rağmen PDR’yi arıyorum. “Sormayın Gülüş hanım” diyor, “kış geldi diye kız anneleri “Ayşe dışarı çıkmasın”, “Fatma dışarı çıkmasın” diye rica ediyorlar bizden. Sizin kızınız tek başına oğlanların maçının ortasında kalıyor, istem dışı darbeler alıyor.” Güler misin, ağlar mısın?

Geçtiğimiz Pazar basket antrenmanında bir takım oyunu vardı. Kızım basket attı ve takımına puan kazandırdı ama, bakıyorum dalgın görünüyor. Antrenman bittiğinde yanıma geliyor: “Arkamdaki çocuk bana sen bir kızsın, kızlar yapamaz dedi.

Şimdi ben iletişim atölyesi koordinatörüyüm, değil mi? Bu işi soğukkanlılıkla ele alabilmem gerekir. Ama şaşkınlığımı yenemiyorum: Bu sözü söyleyen kişi, kenar mahallenin ilkokul mezunu bir yetişkini değil, daha küçücük, sporcu, 8 yaşında bir oğlan çocuğu. Annesini ve babasını düşünüyorum. Bu anlayışı o küçücük zihne nasıl işlemiş olabilirler? Aklıma hiçbir fikir gelmiyor! O yaş çocuğuna “kızlar yapamaz”ın nasıl öğretilmiş olabileceğine dair hiçbir senaryo canlanamıyor gözümde. Kızıma sadece şunu mırıldanabiliyorum: “Basket attın. Kızların da yapabildiğini göstermiş oldun, değil mi?”

Arabada abisiyle birlikte gitmekteyiz. Konuyu aklımdan çıkaramıyorum. Çaresizlikten abiye soruyorum, boyumun ölçüsünü alayım bakayım:

“Barış’cığım, bir çocuk kardeşine böyle böyle demiş, bir erkek olarak sen ne düşünürsün bu konuda?”

“Bir kere, bu ülkede kadınlara yapılan muamele inanılmaz. Bir devirde kız doğan bebekleri erkek değiller diye canlı canlı gömüyorlarmış, düşünebiliyor musun? Aslıcım bak şimdi, kızlar pilot da olur, kızlar itfaiyeci de olur, kızlar polis de olur. Mühendis de olur, başbakan da olur, cumhurbaşkanı da olur. Tamam mı? Ama bir erkek akıllı davranmazsa bunlardan hiçbirini olamaz.”

Evet, böyle dedi 12 yaşındaki oğlan çocuğu!

Birkaç saat sonra kızımın arkadaşı İnci’nin doğum günündeyiz. Oğlanlar önümde koşturuyorlar ve iki tanesi bağırıyor: “Erkekler bu tarafa! Erkekler bu tarafa!” Bir bakıyorum ki anneler ayrı, babalar ayrı oturmayı seçmişiz. Sadece eşli gelenler kalabalıktan ayrı, yan yana duruyorlar.

Pasta kesiliyor, hava kararıyor, gitme saati. Çocuklar son dakikalarını bahçede geçirmekteler. Bir bakıyorum benimki maymun gibi ağaçlara tırmanmakta. Fotoğraf çekmek için cep telefonumu çıkarıyorum. O sırada ağaca biri daha tırmanıyor. İnci bu, alternatif eğitim veren okullarda eğitim hayatına başlamış, huyu kızımınkine çok benzeyen, iyi anlaştığı arkadaşı. Üçüncü bir kız da geliyor yanlarına ama, gözü yemiyor ağaca çıkmayı. Bir süre onları süzdükten sonra uzaklaşıyor oradan.

Aslı ve İnci, 30 çocuğun katıldığı doğum gününde ağaca tırmanan tek kız çocukları.
Muhtemelen velileri “teneffüste avluya çıkmasın hasta olur” demeyi hiç akıl edemeyecekler.
Onlar da muhtemelen bir süre daha “Erkekler şu tarafa, kızlar bu tarafa!” diye bağırmayı düşünmeyecekler.
O halde bir süre daha maçların ortasında kalıp, darbe alacaklar.
Erkeklerle birlikte oynamayı belki başaracaklar, belki de başaramayacaklar.
Çok da umurumda değil.

Benim derdim başka.

Ben, “Ben bir kızım, o yüzden yapamam” fikriyle ne kadar savaşabilecekler, bunu merak ediyorum.
Kız-erkek eşitliğini önemsiyor gibi göründüğümüz ama bunu kendimiz için dahi sağlayamadığımız, “Ben kadınların arasına girmem”ci babaların, kendine “kadın” değil “bayan” diyen annelerin arasında bu eşitliği daha ne kadar sürdürebileceklerini merak ediyorum.

Bazı konular için her gün mücadele vermek gerekiyor.
Bazı konular için mücadele vermeye değiyor.
Bütün çocuklar bu mücadeleyi hak ediyor.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız