Eğitim Kitap

Başarıya Götüren Aile

Başarıya götüren aile
Başarıya götüren aile
Elma ağacından muz vermesini beklememeli...

“İzin verin, çocuğunuz yaşamını tribünlerde seyirci olarak değil, sahada oyuncu olarak geçirsin.”

Doğan Cüceloğlu’nun “Başarıya Götüren Aile” kitabı daha çok büyük sınav senesinin arifesinde olan anne babalara yönelik bir kitap. Ama erken okumakta fayda var diyerek okudum. Aşırı basit geldi, dedim ki bunu aslında bir dergide 2-3 sayfada özetleyebilirmiş Doğan Hocam. Sonra bu hafta ikinci kez okudum, elimde fosforlu kalemimle önemsediğim yerlerin altını çizerek.

Başarı nedir?

Anne babalar olarak önce başarının tanımını sormalıyız kendimize. Çocuğunun başarılı olmasını kim istemez? Ama gerçekten nedir çocuklarımız için istediğimiz “başarı”?

-Ders ve okul başarısı mı?

-Meslek ve iş başarısı mı?

-Evlilik başarısı mı?

-Yoksa YAŞAM BAŞARISI mı?

Çocuğumuzun derslerindeki başarısıyla iş hayatındaki başarıyı garanti edemeyeceğimiz gibi; iş hayatında ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, bunun evlilik ve aile hayatlarındaki mutluluğu sağlamalarına yetmeyebileceğini sanırım kendi hayatımızdaki örneklerden kavramış bulunuyoruz. Yazarın dediği gibi aslında önemli olan YAŞAM BAŞARISI. Önemli olan çocuğumuzun yaşamında, “keşke”lerinin değil, “iyi ki”lerinin çok olması… Yani anlamlı, coşkulu ve güçlü bir yaşamı olması…

Tabii ki para kazanabilme becerisi olmadan bir yaşama başarısından söz etmek mümkün olmuyor. Bunun için önce okulda başarı, sonra da iş hayatında başarının sağlanması şart. Ancak sırf çocuğumuz sınavı kazanıp iyi bir üniversiteye girsin diye çocuğun hayatını kontrol altına alıp ona koyduğumuz hedefler doğrultusunda hükmetmemiz çocuğumuzun sonraki dönemlerindeki mutluluğunu göz ardı etmemizle aynı anlama geliyor. Neden mi?

“Ona bir yaşam kurmayın; çocuğunuzun kendi yaşamının mimarı olmasına yardımcı olun.”

Diğer bir deyişle, onun yaşamının direksiyonuna geçmesine izin vermeliyiz ki kendinden emin, ne yapmak istediğini bilen çocuklar yetiştirelim.

İşte can alıcı soru: Çok çalışmak mı, etkili ve verimli çalışmak mı?

Tabii ki cevap çok uzun süreler masasında saatler harcayan çocuk yerine etkili ve verimli çalışan çocuğun daha başarılı olacağı! Peki Doğan Cüceloğlu nasıl stratejiler sunuyor etkili ve verimli çalışmak için?

  • Öğrenci ne çalıştığına ve niçin çalıştığına karar vermiş olmalıdır ki şunlara yanıt bulabilsin:
    1. Ne zaman çalışmalıyım?
    2. Ne kadar çalışmalıyım?
    3. Hangi kaynaklardan çalışmalıyım?
    4. Nasıl çalışmalıyım?
    5. Hangi aralıklarla tekrarlamalıyım?
  • Çalışma konu odaklı olmalı. Aynı konuyu 3-4 farklı kitaptan okumalı ki o konunun farklı boyutları öğrenilsin.
  • Daha önce öğrenmiş olduğu bilgileri ara sıra yoklamalı.
  • Yeni bir konuya geçmeden önce daha önceki konularla ilişkisini kurabilmeli.

Kitapta en sevdiğim bölüm 7 senedir özveriyle yapmaya çalıştığım şeye dair: Çocuğumla can cana bir ilişki bir iletişim kurmak! Bunu Doğan Cüceloğlı şöyle bir benzetme ile sunmuş:

“Çocuğunuzla çiftçinin yetiştirdiği ağaçla kurduğu ilişki gibi bir ilişki kurun. Çiftçi, ağacın özünün ne olduğunu bilir ve o öze saygısı vardır. Çiftçi o özün gelişmesi için uygun ortam hazırlar. Çiftçi elma ağacını muz ağacı yapmaya çalışmaz; elma ağacının en çok meyve veren elma ağacı olması için ortam hazırlar.”

Bu yazı ilk olarak 3 Temmuz 2015 tarihinde yayınlanmıştır.

Şeniz Tarımcan

2008 yılında doğan Melis Schmiede isimli bir kızı var. En çok kızını, sonra da okumayı ve öğrenmeyi seviyor; insan doğasını anlamasına yardımcı olacak kitapları tercih ediyor.

2009’dan beri yazdığı www.fitanne.com blogunda annelikle spor ve sağlıklı beslenmeyi pararlel götürmemiz gerektiğimizi yazan yazıların dışında içinden geçtiği çetrefilli İstanbul hayatına, çalışan bir bekar anne olmanın dayanılmaz hafifliğine de atıflarda bulunmaya devam ediyor. Kendisi modern bir feminist. Kadının güç ve narinliği içinde beraber var edebilen kimyasına hayran.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız