Çocuk Çocuk Psikolojisi Dünyadan Esintiler Eğitim Eleştiri Gündem Üstün Zekalı

Başarılı çocukların sırrı: Çalışkan Ebeveynler

Çocuğunuzun yeteneği için ne kadar mesai ayırırsınız?

dedicatedmom

Mozart’ın piyano çalmaya üç yaşında başladığını biliyorsunuzdur, ve hatta ilk bestesini beş yaşında yaptığını. Peki biliyor musunuz 6 yaşından itibaren babası ile birlikte atlı araba ile tüm Avrupa’da konser vermek için dolaştığını ve hatta Viyana’da vereceği bir konser öncesinde sarayda Kraliçe Maria Theresa’yı görüp, anne özleminden kraliçenin kucağına atladığını. Ama sonuç: adı bugün hala anılan dünyaca ünlü dahi bir sanatçı, değer mi değmez mi? Siz karar verin, velhasıl çocuk olmak zor zanaat. Büyüklerin yörüngesinde dön dur.

Yazar Malcolm Gladwell 2008’de yayımlanan kitabında “Bir kişinin belirli bir alanda dünya çapında bir yetenek olması için söz konusu alanda 10.000 saat kendini adayarak çalışması” gerektiğini yazmıştır.

Nebraska-Lincoln Üniversitesi’nden Eğitim Psikolojisi öğretim görevlilerinden Kenneth Kiewra ve üç eski lisansüstü öğrencisi tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, bu kadar çalışma kendini bu işe derinlemesine adamış ebeveynler de doğurur.

“Yetenek kısmen doğuştan olsa da, büyük ölçüde sonradan geliştirilir – özellikle kendi mesaisini tam anlamıyla çocuklarının yeteneğini teşvik etmeye adayan velilerin çabalarıyla geliştirilir.”

Kiewra ve arkadaşları Amerika’da yaşayan ve kendi alanında dünya çapında yetenek sayılan 24 çocuğun aileleri ile nasıl kendi çocuklarının yetenekleri üzerine çalıştıkları konusunda röportaj yaptılar.

Seçilen genç grupta Olimpiyat madalyalı bir buz patenci, dünya şampiyonu baton çevirme alanında uzman ritmik jimnastikçi, üst klasmanda satranç oyuncuları, üniversite voleybol oyuncuları, ödüllü müzisyenler, bir de 13 yaşından küçük yazar ve ulusal heceleme şampiyonu vardı. Araştırmacılar, çocukların yeteneklerini geliştirmek isteyen bu annelerin çocuklarının yeteneğini geliştirmek uğruna bir çok fedakarlıkta bulunduklarını ve hatta işlerini bıraktıklarını, emeklilik hesaplarını bozdurduklarını, evlerini ipotek ettirdiklerini  görmüşlerdi.

Bu çalışma diğerlerinden farklıydı, zira çocuğa ya da çalıştırıcılara değil tamamen ebeveynlerin rollerine odaklanmıştı. Geriye yönelik bilgi toplamak yerine hala yetenekli çocuklarının üzerine düşen ebeveynlerden “gerçek zamanlı” bilgi toplandı. Görüşme notları konu başlıklarına göre sınıflandırılarak analiz yapıldı ve geçmiş araştırmalar ile karşılaştırıldı.

Sonuçlar ebeveyn faktörünün, yetenek gelişimi için önemli bir araç olduğunu göstermiştir. Söz konusu ebeveynler çocuğun yeteneğinin erken keşfi ve işlenmesi için uygun ortamı yaratmakta, uzman çalıştırıcıları bulmak için çaba sarfetmekte, çocuğun sürdürülebilir motivasyon ve yoğun alıştırma için ortam yaratmaktadır ki bu alanlar önceki araştırmalarda dünya çapında bir yeteneğin gelişimi için anahtar noktalar olarak ifade edilmiştir.

Araştırmada öne çıkanlar;

  • Ebeveynler çoğunlukla çocuklarının yeteneğini oldukça erken tanımlamaktalar. Patenciler buza 2 yaş civarında inmişler, müzisyenler ise 2-3 yaşlarında eğitime başlamışlar. Genç yazar okumayı 3 yaşında öğrenmiş ve 4 yaşında iken annesinin gözetiminde hikayeler yazmaya başlamış.
  • Birçok ebeveyn çocuklarının ilk çalıştırıcısı olmakla beraber kısa sürede üst düzey profesyonel çalıştırıcılara çocuklarını emanet etmişler. Örneğin patencinin ebeveyni 320 km uzağa taşınmış, sadece oğlu gerçekten üst düzey bir antrenör ile çalışabilsin diye. Baba bu sebeple kendi kariyerinden vazgeçmiş. Bir satranç oyuncusunun annesi geceleri hademelik yaparak ve eBay üzerinden satış yaparak usta bir satranç oyuncusunun oğlunu çalıştırmasını sağlamış.
  • Ebeveynler kendi aile hayatlarını da çocuklarının antremanları ve yarışmalarına göre düzenlemişler ve gerektiğinde ev-okul sistemi içinde çocukların yeteneklerine daha fazla zaman ayırabilmelerine olanak sağlamışlardır. Baton çevirmesi için jimnastikçisinin ailesi evlerine yüksek tavanlı bir oda eklemişler. Bir viyolensel sanatçısının annesi tüm dersler boyunca çocuğunun yanında notlar alarak, ders sonrasında çalışırken ona hatırlatmalarda bulunmuş. Bir satranç oyuncusunun babası oğlunun bir yılda bir düzine yerel, ulusal ve uluslararası turnuvalarda yarışabilmesi için tahminen aile bütçesinden 50.000 $ harcama yapmış.
  • Ebeveynler çocuklarının motivasyonu ve çalışmaya devam etmesi için onları devamlı itekliyorlar. Bir müzisyenin annesi çocuğuna bir çalgı çalmanın ayrıcalık olduğunu ve bu ayrıcalık için çok çalışması gerektiğini söylemiş. Anne “O da hiç itiraz etmedi” diyor.
  • Araştırmacılar bu yaklaşımın bazı sınırlamaları olduğunu kabul ediyor. Neredeyse röportaj yapılan tüm grup orta veya üst-orta gelir düzeyindeki beyaz Amerikalılardan oluşuyordu. Çalışmanın derinliği ebeveynlik tarzında kültürel etkilerin incelenmesine izin vermiyordu. Çalışmayı yapan araştırmacılar devamında kültürlerarası bu tür çalışmaların yapılmasının yanı sıra uzaktan ve/veya bilgisayar destekli eğitimlerin ve eğitimdeki diğer teknolojik gelişmelerin yeteneklerin açığa çıkarılmasına etkisinin araştırılmasını önermişlerdi.

“Sonuç olarak doğal yetenek ve sıkı performans arasındaki bağlantı başarıyı destekliyor ancak araştırma gösteriyor ki biyolojik olarak avantajlı olmak tek başına yeter koşulu sağlamıyor.” diye ekliyor yazar. “Ebeveyn-çocuk ilişkisinin bağlantısı çevresel bir faktör olarak bu oyunun içinde. Ebeveynlerin erken keşfettikleri yeteneği akabinde optimum yönlendirme ile maksimum çalışma ve rekabet ortamı yaratmaları, sonucun verimliliğinde en önemli etken.” Bu çalışma sonunda ebeveynin tutumunun çocuğun yeteneğinin gelişimi için kritik olmasa da bir vesile olabileceğini söylemek gerek.

Bu yazıda bahsi geçen “Ebeveynlik Yeteneği: Ebeveynler Yetenek Geliştirme’de Oynadıkları Roller Üzerine Niteliksel Araştırma,” adlı araştırma Roeper Review dergisinde bu bahar yayımlandı. Kiewra dışındaki yazarları Amanda L. Witte, Sarah C. Kasson ve Kyle R. Perry idi.

Yazının orijinalı Science Daily‘de yayımlanmıştır.

Çeviren: Gözde Erserçe Özateşler

Gözde Erserçe Özateşler

1977 yılında doğdum. 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. 13 yıl bankacılık sektöründe eğitim ve insan kaynaklarında çalıştım. Nisan 2007’de evlendim. Temmuz 2010’da çok beklediğim oğlum Ömer doğdu, Haziran 2012’de ise hiç beklemediğim kızım Rana doğdu. Kızımın doğumundan sonra yeniden işe dönsem de 60 yaşıma geldiğimde kapımı çalacak oğlumla kızımla kuracağım muhabbettin bağı ağır bastı ve işimden ayrıldım. İki yıldır tam zamanlı anneliğimin yanı sıra zaman zaman evden işe alım projeleri yapıyorum. Bunların yanı sıra 2004 yılında İstanbul Psikodrama Enstitüsü’nün Yardımcı Psikodramadist programını bitirdim, umarım bir gün ileri düzey programını da tamamlarım. Anneliğimin en takıntılı yanı yemek (tatil köyünde yoğurt mayalamışlığım var;), bu nedenle mutfakta vakit geçirirken çok eğleniyorum.

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Aklıma ilk gelen soru :” Çocuk kendinde var olan yetenekle ilgilenmiyorsa, bu dalda ilerlemek istemiyorsa ne olacak?” Bu konu defalarca filmlere bile konu oldu aslında. Kendinde var olan yeteneği geliştirmek istemeyen, başka dallarda kendini bulan ve yoğunlaşan çocukların asıl mutluğu bulduğu filmlerin ana temasıydı. Ben de böyle düşünüyorum. Bence bir insanın yeteneğini keşfetmek güzel, bu konuda motive etmek de güzel ama bunun bir sınırı olmalı. Çocuk bunu istemiyorsa onun hayatına müdahele edip, istemediği bir şeyi yaptırmak belki kısa sürede değil ama uzun vadede psikolojik bozulmalara sebep oluyor. En iyi çocuk en yetenekli ya da en başarılı çocuk değil, en mutlu çocuktur. Ne yapmak, nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşamalı diye düşünüyorum. Ben de kendi çocukları için planları olan, onların yeteneklerini keşfetmeye çalışan bir anneyim, elbette ki keşfettiklerim üzerinden teşvik edici performans da sergileyeceğim ama görevim buraya kadar. Gerisine çocuğum kendi karar vermeli, istiyorsa devam etmeli, istemiyorsa istediği yolda gitmeli. Hayatın şifresi, başarının anahtarı da bence mutlu bireylerden geçiyor. Bu araştırmayı yapan, acaba çocukların mutluluk oranlarını da hesaplamış mı merak ediyorum ya da bununla ilgili bir veri var mı?