Eğitim Engelli Kategorisiz Otizm Psikolog

Başarı aile katılımında saklı

Her çocuk bir ışık, her ışıksa ülkemizin aydınlanma yolunda bir yapı taşıdır.

aile-300x199Teşekkürler Dr. Rosetti…

Dr. Louis M. Rosetti Wisconsin Oshkosh Üniversitesi’ nde İletişim Bozuklukları Fahri Profesörüdür. 0-3 yaş çocuklar ve ailelerine sunulan hizmetler alanında tanınmış bir uzmandır ve şu anda dünyanın birçok yerinde konferanslar vermektedir. Dr. Rosetti özel ihtiyaçları olan 0-3 yaş çocuklar üzerine beş kitap yazmıştır; aynı zamanda bebeklerin iletişim ve dil becerisini ölçmek üzere “Rosetti Infant-Toddler  Laguage  Scale” i geliştirmiştir. Şimdi soracaksınız neden teşekkür etti ki? Nedenini size şöyle açıklayayım;

5 Haziran’da bu değerli insanı bir seminerde dinleme şansı yakaladım. Seminerin adı Çocuklarda Erken Müdahale ve Erken Müdahalede Ebeveyn/Bakıcı Katılımını Arttırma idi. Senelerdir özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarla çalışırken ABA yöntemini kullandım ve halen kullanmaktayım. Bana gelen her aileye ilk vurguladığım şey şu oldu; “Çocuğunuzda var olan potansiyeli ortaya çıkartabilmemiz için birlikte hareket etmeliyiz”. Dr. Rosetti’ nin vurguladığı şey de tam buydu “Başarı biz olabilmekten geçer”

Önce Empati…

Yurt dışında yapılan bir araştırmada anne karnındaki bebeklerin en çok hangi seslere reaksiyonda bulunduklarını ölçmek için yapılan bir araştırmada, 40 haftalık hamile 60 anne ile çalışılmış. Bu çalışma esnasında bebeklere farklı heceler dinletilmiş ve bu heceler dinletilirken de bebeklerin anne karnında kalp atışları cihazlarla takip edilmiş. Bu araştırmada en çarpıcı nokta şu ki bebeklerin en çok “mo” yani “mom (anne)” sözcüğünün hecesine tepkide bulundukları gözlemlenmiş. Anne karnında başlayan bu bağlanma bebeğin dünyaya gelmesi ile daha da pekişir. Ağlayarak dünyaya gelen bebek annenin kokusu ile sakinleşir, onun ses tonu ile rahatlar. Bebeğin ve ailenin mutluluğunu düşünün. Şimdi bir de tam tersini düşünün. Risk altında doğmuş, anneyle tam bir bağ kuramamış bir bebeğin varlığında aile kendini nasıl hissedecek?

Sağlıklı Bir Bebeğe sahip   Ailede Yaşanan Duygular Risk Altında Bir Bebeğe Sahip   Ailede Yaşanan Duygular
Başarı Kayıp, Hata
Keyif Umutsuzluk
Tamamlanmışlık Tamamlanamamışlık
Bebekle ilgili güzel hayaller Bebeğin geleceği ile duyulan kaygılar
Bağımsızlık Başkasına bağımlı bir bebek
Birliktelik Bütünleşememe
Eve gidip kucaklanan, bağlılık geliştiren bir bebek Boş kollar

( Dr. Rosetti’nin sunumda kullanmış olduğu tablodan yararlanılmıştır)

İşte karşıma yeni bir aile geldiğinde önce bunlar geçiyor aklımdan. Ben o gün içinde bir sürü gelişimsel sorunlar yaşayan çocuk görüyorum ve bu benim için normalleşiyor. Fakat hiçbir zaman unutmamalı ki karşıma gelen aile bununla il kez karşılaşıyor ve bu onların en kıymetli varlığının başına geliyor. Bu süreçte aile ile empati kurup, onları etkin şekilde dinlemediğiniz takdirde ortaya iki seçenek çıkar;

  1. Aile anlaşılmadığını düşünerek bir daha size gelmez
  2. Çocuğun eğitimini tamamı ile size teslim eder ve bu süreçte etkin bir şekilde rol almaz.

 

İşin içinde aile varsa…

Bir değerlendirmeden sonra çocuğun annesinin gözlerinin içine baktım ve çocuğun güçlü ve güçsüz yanları hakkında bilgi vermeye başladım. Fakat farkındaydım kadın bunları ilk benden duymuyordu; nitekim bana başka bir ülkeden gelmişti ve bana “ee sonuç?” dercesine bakıyordu. Konuşmamın ortasında sözümü keserek biliyorum yaşıtlarından çok geride dedi. Ben de “o zaman şimdi birlikte neler yapmalıyız onu konuşalım dedim”. Kadıncağız bir anda silkindi ve gülümsedi. Gülümsemeye devam ederek “Biliyor musunuz bundan önce gittiğim yerlerde beni eğitimin içine hiç katmamışlardı dedi.” Onu işin mutfağına katmam onu motive etmişti ve bu benim çok işime yaradı; çünkü eve verdiğim tüm ödevleri canla başla yaptı. Öğrencimin gösterdiği gelişmeden aldığım haz kadar ailenin bu motive hali de benim için eşsiz bir ödül olmuştu.

Mesleğimde bazen deyim yerindeyse iğne ile kuyu kazmaya çalışırım. Bu kuyuyu oluştururken en önemli yapı taşı ailedir. Ben kazarken kuyuya tekrar toprak dolmamasını aile sağlar. Merkezde yapılanlar evde tekrar edilir. Düzenli aralıklarla aile ile çocuğun gelişimi hakkında toplantı yapılır ve öğretilen bilgilerin genellemesinin dışarda nasıl yapılması gerektiği aileye geri bildirim olarak verilir. Bunun sonucunda bizim iğne ile her gün kazdığımız o minik çukur bir de bakarız ki kocaman bir kuyu olmuş. İçi bilgiyle, sevgiyle ve emekle dolu kocaman bir kuyu.

Aile dışarda kalırsa…

  • Merkez dışında genelleme çalışılmadığından çocuk öğrendiklerini eğitimci ile merkezde yapar ama merkezin kapısından çıktığı anda yapmayı bırakır,
  • Ailenin ve çocuğun yaşam kalitesi düşer,
  • Aile çocukla kaliteli bir iletişim kuramadığı için demoralize olur,
  • Demoralize olan aile çocuğun gelişim göstermediğini düşünerek başka başka terapist ve özel eğitim merkezlerine başvurur.

Özel eğitimde zaman

Özel eğitime gereksinim duyan çocuklarda bir önemli nokta da zamandır. Bu çocukların zamanları çok değerlidir; çünkü yaşıtlarıyla aralarında oluşan performans farkı bazen uçurumlar kadardır. Bu uçurum çocuk büyüdükçe kapanmalıdır. Eğer uçurum kapanmıyorsa bireysel eğitim programında yolunda gitmeyen bir şeyler var demektir. Ailenin dışarda kalması da bu aksaklıklardan biri olabilmektedir. Sürekli eğitimci ve eğitim merkezi değiştiren aile aradığını bulana kadar çok vakit kaybeder.  Bu zaman diliminde çocuğun bireysel eğitim programında oluşan aksaklıklar çocuğun performans gelişimini olumsuz yönde etkiler.

Sonuç…

Kaybedilen her aile kaybedilen bir çocuk demektir. Her çocuk bir ışık, her ışıksa ülkemizin aydınlanma yolunda bir yapı taşıdır. Kazanım üç harften oluşan “BİZ” kelimesinden geçer.  “BİZ” kim miyiz? Bilgiyle, sevgiyle ve emekle kuyusunu doldurmuş her çocuk BİZ iz işte!

 *Bu yazı Alternatif Anne’de ilk kez 18 Haziran 2013’te yayınlanmıştır.

Uzm. Psk. Çiçek Kirişçioğlu

Uzm. Psk. Çiçek Kirişçioğlu

ALTERNATİF ANNE UZMANI | 2006 İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji bölümünden mezun oldu. 2009 yılında aynı üniversitenin yüksek lisansını bitirerek uzman psikolog ünvanına hak kazandı. Bu arada 2006 senesinde staj yaptığı Tohum Otizm Vakfında 2007 senesinde bir fiil eğitimci olarak çalışmaya başladı. 2 sene eğitimci 1 senede formatör olarak görev yaptığı Tohum Otizm Vakfından kızının doğumuyla ayrıldı. Daha sonra özel Sezgin Kartal Danışmanlık ve Rehabilitasyon merkezinde eğitimci ve formatörlük görevini üstlendi. Oğluna hamile kalması nedeniyle 1 sene sonunda işi bırakarak esas görevi olan annelik görevine geri döndü. :). Hali hazırda kasım ayında başladığı Günışığı Çocuk Merkezi'ndeki Uzman Psikolog görevini devam ettirmekte.

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Tümünü Gör