Feminizm Kategorisiz

Bağlanma sorunu

Kendine uymayan bir kıyafeti giyip onu kendine yakıştırmaya çalışmak:

Günümüzün erkeklerine has bir sorundur “bağlanma sorunu”. Erkekler beceremedikleri veya devam etmek istemedikleri bir ilişkiyi sonlandırmak için bayılırlar “bağlanma sorununu” kullanmaya. Kadınlar ise  erkeklerin bağlanma sorunuyla başlarına geçen dünyalarını kendilerini erkeğin daha olgunlaşmadığına veya gençliğini tam yaşayamadığına inandırarak rahatlatırlar.

Şahsen kadınların bu yöndeki teşhisleri beni satın alamıyor. Bütün gençliğini dolu dizgin yaşamış erkekler de yaşar bağlanma sorunu. Keyif yapılan içki sofralarında o hayran hayran dinlediğimiz ve saatlerce en olgun, en hayatın özüne ermiş konuşmaları yapan erkekler de yaşar….

Ama en önemlisi “bağlanma sorununu” KADINLAR DA yaşar. Azımsanmayacak kadar çok kadın yaşar. Yaşar da kendine itiraf edemez. Kendine itiraf eder de topluma gösteremez.

Nedense kadından beklenmeyen bir şeydir bunu duymak. Kadın kanaatkardır. Kadın marjinal duygularda dolaşmaz. O, stabildir; statükocudur.

Ne garip; bunca yıl ve ilişkiden sonra daha yeni yeni kendime itiraf etmeye başladım bağlanma sorunum olduğunu! Halbuki şimdiye kadar karşımda bana bunu söyleyen erkeklere karşı evcimen kadını oynadım. Evlilik, bağlanmak iyidir dedim. Hayatını sonuna kadar tek kişiyle paylaşacağını bilmek rahatlatıcıdır dedim. Dedim ve inandım. İnandım ve inandırmaya çalıştım.

Meğer ne kadar nafile uğraşlar vermişim… Kendime uymayan bir kıyafeti giyip onu kendime yakıştırmaya çalışmışım.

Artık numaraya son vermeliyim. Dürüst oynamalayım. Öncelikle kendime. Sonra diğerlerine…

Demeliyim ki;

 “Kızım hariç, kimseyle her gece aynı yatakta uyumayı sevmiyorum.”

“Kimseyle her gün aynı evde yaşamayı istemiyorum.”

“Hiçbir erkekle bir Pazar gününün tamamını evde oturarak geçirmeye tahammülüm yok”

“Kız arkadaş/(lar)ımla çıktığım tatili sevgiliyle gidilenden daha eğlenceli ve rahatlatıcı buluyorum”

“Her erkekten gün gelip sıkılıyorum. Tıpkı her çalıştığım işten sıkıldığım gibi”

 “Ömrümü tek kişiye adayacak kadar değerli bulmuyorum”

Demeliyim ki;

“Anlayın işte, benim bağlanma sorunum var.”

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 4 Mart 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Şeniz Tarımcan

2008 yılında doğan Melis Schmiede isimli bir kızı var. En çok kızını, sonra da okumayı ve öğrenmeyi seviyor; insan doğasını anlamasına yardımcı olacak kitapları tercih ediyor.

2009’dan beri yazdığı www.fitanne.com blogunda annelikle spor ve sağlıklı beslenmeyi pararlel götürmemiz gerektiğimizi yazan yazıların dışında içinden geçtiği çetrefilli İstanbul hayatına, çalışan bir bekar anne olmanın dayanılmaz hafifliğine de atıflarda bulunmaya devam ediyor. Kendisi modern bir feminist. Kadının güç ve narinliği içinde beraber var edebilen kimyasına hayran.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız