Eğitim Kadın

Babalar ve özellikle KIZ BABALARI kadın haklarının en kuvvetli savunucularıdır!

Birbirinden farklı bireyler olarak dünya üzerinde bir hayat sürdürüyoruz, belki kendi sürekliliğimizi sağlamak için geleceği yok ederek belki de şimdi yaşanacak herşeyden ödün vererek geleceği korumaya, oluşturmaya çalışıyoruz. Bu oluşum içerisinde bizden önceden başlayarak, hemen hemen çoğu ebeveyn sözde ortak noktada.
Saygılı, İyi ve Mutlu insanlar yetiştirme, Barışçıl insan yetiştirme, Değerlere Saygılı insan yetiştirme… İşin özü insan yetiştirme telaşında. Yöntemler değişiyor, konuşulanlar değişiyor, uzmanlıklar değişiyor fakat bundan ne kadar geri giderseniz gidin temel amaç aynı. Ne kadar güzel.

Hemen 03.Ocak.2017 tarihli Milliyet haberine gidiyoruz. Bir Yılda 316 Kadın katledildi.

2016 senesinde 2015’e göre artış sağlasak da her güne bir kadın katledecek kadar sorunlu çocuklar yetiştirememişiz….!!
Şimdi bunu bir çok kadın okuduğunda erkekler için söylemediklerini bırakmayacaklar. Bela okuyanlar, lanet edenler falanlar filanlar.
Peki haklılar mı?
Değiller!!! Hem de hiç değiller…

Tüm bu yaşananlara kadın erkek penceresinden basitçe bakarsak, bugün bu kadınlarımızı herşeyden önce insanlarımızı katleden, kayıtlara geçmese de şiddet uygulayan, taciz eden erkeklerimizin %70 – 80’i annelerimiz tarafından yetiştirilmiyor mu?
Kızlarımız üstünde uygulanan ilk yaptırım, baskı annelerimizden gelmiyor mu?
Bugün dahi kendini en modern, eğitimli, çağdaş ve eşitlikçi kabul eden hangi anne “kızının sanayide çalışmak istiyorum” gibi bir talebine olumlu cevap verir? Aynı annelerimizden hangisi “oğlunun hemşire olmasını” ister?
Bırakın cinsiyetçiliği, insan seçmeyi çocuğuna, çoğunlukla bilinçli, zaman zaman da istemsizce öğreten o kadar çok anne-baba var ki… Ben parklarda çingene çocuklarla, apartman görevlilerinin çocuklarıyla oyun oynayan çocuk hiç görmedim.

Yine bugüne geldiğimizde; anneliği, uykusuz kalınan, acı çekilen, sürekli yorulmak olan, özel hayatı olmayan, yalnız başına kalmış kadın moduna sokup bu durumla övünerek çocuk büyüten, eşlerinin kendilerine yardım etmediğinden şikayet eden kadınlar acaba sizin çocuğunuz önünde çizdiğiniz bu tablo karşısında kaçınızın oğlu eşine yardımcı olacaktır? Kaçınızın kızı sizin yaşadığınız ve bunu başarabilmekten övündüğünüz tablonun takipçisi olacaktır?

Hani eğitim seviyeleri farkından polemik yaratmamak için aslında en iyi koşullardan örnekler veriyorum. “Erkek adamsın sen helal olsun” “Kız çocuğu çok konuşmaz” diyen annelerden söz dahi etmiyorum.

İşte bence burası, o temel amacın ekseninden kayıp amaçsız bir şekilde çocukları büyüttüğümüz nokta. Kendi mutlu olmadığımız durumları sosyal ve eğitim seviyelerimiz farketmeksizin istemsizce kabullenmişiz, ve aynı zehri çocuklara enjekte ediyoruz. İşte bu nedenle hiç bir değişim olmuyor, olmadığı gibi herşey kötüye gidiyor.

Bu döngü dışında olanlar yok mu? Evet var. Bir kısmı bunların farkında, bir kısmı değil, fakat bu döngü dışında olanların büyük çoğunluğu (%80-90 gibi bir oranı) mevcut döngü dışına hani o ÖKÜZ, HAYVAN işte diye basitçe bir kalemde hakaret edilen erkek, BABALARI sayesinde çıkmıştır.
Bu konuyu daha önce Yoksa Babam Feminist mi?  yazımda bahsetmiştim. Erkekler, özellikle babalar ve özellikle KIZ BABALARI kadın haklarının en kuvvetli savunucularıdır.

Demem o ki, bu kadın-erkek konularına, çocuk eğitimi ve amaçları konularına biraz farklı açılardan bakmak lazım. Olayın nereye gittiğine odaklanmadan nereden geldiğine bakmalı. Gelecek için hazır olmalı, okumalı öngörmeli ve tarafsız olmalıyız.

Bir başka örnek vereyim gelecek hakkında bir ebeveyn olarak yaptığımız büyük hata için… Geçenlerde World Economic Forum düzenlendi ve geleceğe dair o kadar çok şey konuşuldu ve paylaşıldı ki… Dünya Ekonomi Forumu 2017’de yayımlanan “Geleceğin İş Gücünü Yaratmak” raporuna göre bugünün çocuklarının gelecekte çalışacağı işlerin %65’i henüz tanımlanmamış bile.
Yarısından çoğu tanımlanmamış bir geleceği görecek ve biz önce kendimizi değiştirecek kadar büyüdük mü?

Öyleyse buna uzlaşmacı ve saygılı insan olmaktan başlayalım.

Özdemir Hiçdurmaz

14 Ekim Ankara doğumlu bir Egeli… Ruhunda efelik var… Soyadı olan Hiçdurmaz’ın tüm gereklerini yerine getirir. Eli dursa ayağı durmaz denenlerden. 2 kızım, ben ve karım, güzel bir çekirdek ailem var… fotoğraf çekerim, yazarım, çizerim, gezerim, kendim pişirir dostlarla yerim… yaptığım herşeyi hayatı yaşamak ve hissetmek için yaparım. Tüm çocuklar bizim çocuklarımızdır, geleceğimizdir fikrini ve insanların en özgür olduğu zamanların çocukluk olması gerektiğini sonuna kadar savunurum. Nacizane bir baba gözünden ebeveynliği paylaşacağım…

http://babalarvekizlari.wordpress.com
Sevgiler

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız