Cinsellik

Baba prezervatif ne?

Size nasıl cevap verirdiniz?

Bu soruyu sorduğumda 14 yaşındaydım sanırım. Kuzenimle oyuna ara verip salona, babamın yanına gelmiştik. Kucağına oturup, onunla birlikte televizyona bakmaya başladım. Televizyonda bir adam yaşlı babasıyla konuşuyordu: “Baba, artık devir değişti. Bugün doğum kontrol hapları var, prezervatif var…”

“Baba prezervatif ne?”
Duymadı babam. Allah Allah, kucağında oturuyorum halbuki. Bir daha sordum:
“Baba prezervatif ne?”
Yine duymadı. Bir daha:
“Baba prezervatif ne?”
Cevap vermiyor, tek kelime etmiyor.

Bir baktım, kuzenim bana kaş göz yapıyor, içeri çağırıyor. Peşinden gittim.

“Ya sen deli misin nesin? Anlamıyor musun, cevap vermek istemiyor baban?”
“Niye ki?”
“Ya, çünkü prezervatif…”
“Ne?”

Ikına sıkıla, prezervatifin ne olduğunu anlattı kuzenim. O an elimi ağzıma götürdüm, komiklikler yaptım ve babamın neden cevap vermemiş olduğunu anlamış gibi yaptım. Ama anlamamıştım.

Çünkü prezervatif ayıp bir şey değilmiş. Cinsellik de ayıp bir şey değil. Sadece “özel” bir şey. Özel şeyleri annemle, babamla konuşamayacaksam kiminle konuşacağım ben?
O gün babamın bana “Sana bunu büyüdüğünde anlatacağım, şimdi daha küçüksün” demesini tercih ederdim. Oysa kucağında oturuyor olmama rağmen duymazdan gelmesi, bir “Şşşt!” sesi bile çıkarmadan benimle iletişim kurmayı tamamen reddetmiş olması, benden utanmış, çekinmiş olması onu benim gözümde aciz bir konuma soktu. Koskoca babam dururken, kendi yaşımdaki kuzenim ondan daha cesur çıkmıştı!

Neyse ki devir değişti. Bugün ırk, din, doğum, ölüm, cinsellik gibi soyut kavramları çocuklara anlatmanın belli bir üslubu olması gerektiğini, bu konulardan her birinin her yaş çocuğuna farklı şekilde anlatılması gerektiğini biliyor, bu konuda bilgilenmeye özen gösteriyoruz.
Dün akşam yemeğinde oğlum, babasıyla bana “Ben Aslı’yı ne zaman yaptığınızı biliyorum!” dedi. Babasıyla birbirimize bakakaldık. “Hava karanlıktı, bir düğün vardı, orada dans etmiştiniz” deyince fark ettim ki dans edince hamile kalındığını sanıyor oğlum. Onu bu saf düşüncesiyle baş başa bıraksam mı, bırakmasam mı diye şöyle bir tarttıktan sonra, “Ama insanlar dansettikleri için ortaya bir çocuk çıkmaz” dedim oğluma. Kendimi daha zor bir yola soktuğumun pekala farkındaydım ama, bir gün bir düğünde oğlumun, kocamdan bir başkasıyla dans ederken uçarak aramıza atlayıp “Duruuun, sakın çocuk yapmayııın!” demesini istemem. Ve benim için çok kolay olmasa da, 7 yaş çocuğunun anlayabileceğini düşündüğüm kadarını anlattım ona. Orada, yemek sofrasında. Bazı konular eksik kaldı kafasında, ama “onları da büyüdüğün zaman daha iyi anlatırım” diyerek kapattım. En azından şimdi dans ederek bebek yapılmadığını biliyor oğlum. İşin doğrusunu da eksik bildiğini biliyor…

 

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 29 Eylül 2012 tarihinde yayımlanmıştır.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • bu bilgiler çocuğun anlayabileceği şelilde öğretilmeli eğer öğretilmezse yabancılardan yalan yanlış bilgilerle kafası karışacaktır