Magazin

Annesinin izinden giden anne

36 yaşındaki, 6 çocuk annesi Angelina Jolie çocuklarını yetiştirirken 2007 yılında 56 yaşındayken kaybettiği annesinin izinden gittiğini açıkladı ve ondan öğrendiklerini “The Sun” gazetesi ile yaptığı röportajda paylaştı.

 

Annesinin ona her zaman en yakın arkadaşı olduğunu hissettirmesi, ona çocuklarını yetiştirirken en güzel kaynak olmuş.

 

 

“Annemle konuşurken, her zaman benim ne anlattığımı dinlemek isterdi, bunu hissederdim.” diyen Angelina Jolie şimdi bunu kendi çocuklarına da yansıttığını ifade ediyor. Annesiyle birlikteyken çok eğlendiğini söyleyen Angelina Jolie, kendisinin de her fırsatta çocuklarıyla birlikte oyunlar oynadığını, dans ettiğini söylüyor. Bu sayede, çocuklarının farklı kökenlerden gelmelerine rağmen kendilerini aynı aileye ait hissettiklerini de ekliyor.

 

 

Kahramanım diye bahsettiği annesinin Angelina Jolie’nin doğum günü partilerini organize etmek için aylarca emek harcaması veya bir arkadaşına en güzel teşekkür mektubunu yazabilmek için bir gününü ayırması Angelina Jolie’nin sevdiği insanlar için bir şeyler yaparken düşünceli ve sabırlı olmasını sağlamış. Bu sayede, Angeline Jolie, herhangi bir işe kalkışmadan, ailesi ile beraber oturup bu konu hakkında nasıl hissedeceklerini sormanın ne kadar önemli olduğunu fark ettiğini ve böyle davranmaya çalıştığını söylüyor.

 Annesinin bir problemi olduğunda kendisine “Nasıl hissediyorsun?”, “Ne düşünüyorsun?”, “Ne yapıyorsun?” diye sorduğunu ifade eden aktris, kendi kendini sorgulamayı da bu şekilde öğrendiğini belirtiyor.

 

 

Asıl adı Marcheline’e benzediği ve dünyadaki en nazik ve yumuşak huylu insan olduğunu düşündükleri için kendi aralarında ‘Marshmallow’ diye çağırdıkları annesinin konu çocukları olduğunda çok sert olabildiğini de eklemiş Angelina Jolie. 2008 yılında çocuğu kaybolan bir anneyi canlandırdığı “Changeling” filminde de rolünü kendi annesinden esinlenerek oynadığını açıklamış.

 

 

Angelina Jolie için hayatının dönüm noktası 2001 yılında vizyona giren “Lara Croft: Tomb Raider” filminde oynamak olmuş. Filmin Kamboçya’da çekilen bölümleri sırasında ilk oğlu Maddox’u evlat edinmeye karar vermiş. Oradayken dünyanın kendi düşündüğünden daha büyük olduğunu, bir filmden daha önemli şeyler olduğunu fark etmiş. O film sırasında sigarayı ve alkolü bırakmış, kahveyi azaltarak uykusuzluğundan kurtulmuş ve vücudunu şekle sokmuş. O dönemde hayatında yer alan heyecan ve hareketin Lara Croft’un dünyasına çok uyduğunu düşünürmüş, ta ki anne olana kadar…

 

 

Anne olunca ise, anne olmanın Lara Croft olmaktan çok daha zor olduğunu anlamış.

 

 

Angelina Jolie, tüm dedikodulara rağmen ailesi ile o kadar mutlu olmalı ki, sağlıklı çocuklara ve mükemmel bir eşe sahip olduğu için kutsanmış olduğunu düşünüyor. Çocukları için sahip oldukları bu hayatta ne kadar şanslı olduklarının farkında olmalarını diliyor ve bir gün annesi gibi bir anne olduğunun söylenmesinden çok mutlu olacağını belirtiyor.

 

 

Çocuklarını dinleyen, onlara aile olduklarını hissettiren, onlara karşı düşünceli ve sabırlı olan, gerektiğinde de kendini sorgulayan bu anne umarım dileklerinin hepsine kavuşur. Benim dileğim de huzur içinde yaşanır bir dünya için böyle annelerin çoğalması…

Meltem Selçuk

Evli, bir çocuk annesi, çalışan bir kadın. Seyahat ederken, okurken, yazarken ve yeni bir şeyler öğrenirken çok mutlu olur. Nazara inanıyor, nazar boncuğuna inanmıyor. Önce kendini dusunen yeni nesil annelere bayılıyor. Çünkü onun için Mutlu Anne = Mutlu Çocuk = Mutlu Aile.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız