Ergen Gülüş'ün Köşesi

Annelerde güvenli bağlanma (ya da yurtdışı gezisiyle imtihanımız)

Yazarımız, oğlunun yerinin baş köşe olmadığı bir hayat kurabildiğini idrak etmekte...

Bu yazı, 11 yaşında bir çocuğun anne-babasız yurt dışında yaşadıklarıyla ilgili değil.

Bu yazı, o çocuğu İngiltere’ye gönderen annesinin gelişimiyle ilgili…

Yanımda anne-babam olmadan başka bir ülkeye gittiğimde 11 yaşındaydım; Dilini bilmediğim Almanya’nın eğlence parkına, dillerini bilmediğim Belçikalılarla gitmiştim! Kolay olmadı. Bir anlık dalgaya gelince grubumu gözden kaybediyor, panik içinde onları arıyordum. Bir bakıyordum ki mayoları çoktan giymiş, kaydıraklı bir havuzda eğlenmekteler! Hemen havuzun kapısını bulup, dalıyordum suya. Ama ne göreyim, onlar çoktan sudan çıkmış, giyiniyorlar… Tüm badirelere rağmen yaz okulu anılarım eğlence dolu anlar olarak hafızama kazındı. Her gezi beni büyüttü, güçlendirdi, geliştirdi. Hiçbirine “keşke gitmeseydim” demem, hatta zamanı geriye sarsanız, hepsini yeniden yaşamak isterim. Tüm annelere de çocuklarını, bütçeleri el verdiği ölçüde, anne babasız bir geziye yollamalarını tavsiye ederim.

Onlar iyi. Esas biz nasılız?

Birkaç ay önce oğlumun okulunda bir İngiltere seyahat planı olduğunu görmüş, fiyatı makul bulmuş fakat oğlum için “çok erken” olacağını düşünmüştüm. Sonra kendi geçmişimi hatırladım. Oğlumu iyi tanıyan Uzman Pedagog Belgin Temur’a sordum. “Hiç düşünme, yolla!” demez mi bana?

Bana verilen şansı oğlumun elinden almamak adına, yolladım gitti! Ben bu satırları yazdığım sırada oğlum hala İngiltere’de. Bu süreçte hesaba katmadığım ise, onun benden uzakta geçirdiği 14 gün boyunca benim yaşayacaklarım oldu…

brighton1“Sonra konuşuruz, bye”

Ne yalan söyleyeyim, zannettim ki biz ikimiz, gün içinde defalarca Whatsapp’tan haberleşeceğiz. Mesela;

Anne acıktık, restorana giriyoruz” (restoranın kapısı önünde bir selfie ile);
Anne bak yemeğimin fotoğrafı” (meşhur İngiliz balık ve patates kızartması fotoğrafı ile);
Anne doyduk, oturup dinleniyoruz” (bir grup çocuk selfie’si ile)

gibi şeyler…
Bunun yerine, 14 günde aldığım sayılı mesajın özü hep aynıydı:

Çok iyiyim evet. Şimdi arkadaşım bekliyor sonra görüşürüz
Çok iyiyim, sizi özledim. Sonra konuşuruz anne
Seni çok özledim ama şimdi diskoya gidiyorum, bye!

Bir yanım, çocuğum benimle mesajlaşmaya vakit harcamadığı için gururluydu: Çocuğum öğütlerimi dinliyor, akıllı telefon başında vakit öldürmüyordu.
Bir yanım ise oğlumun, yerimin baş köşe olmadığı bir hayat kurabildiğini idrak etmekteydi…
Hem de 11 yaşında!
Hem de hiç zorlanmadan!

brighton3Üzüleyim mi, sevineyim mi?

İlk yurtdışı macerası, oğlumun yetişkinlik döneminin bir provası gibiydi adeta. Harika geçiyordu. Ama harika geçiyor olması, korumacılık görevimin büyük ölçüde tamamlandığını gösteren acımsı bir tat bırakıyordu damağımda…

Öğretmenin oğlum hakkında bana yazdıkları gurur verici olduğu kadar, sersemleticiydi de:

brighton4

Orada, uzakta, annesiz olduğu için çaresiz hisseden, gözyaşları akıtan bir çocuk yoktu. Orada, yanında ailesi olmadığında hayatı kendi başına göğüsleyebilen bir küçük adam vardı. Bir odada tek başına kalabiliyor, kendi kendine uyanıp hazırlanabiliyor, gezebiliyor, sıra bekleyebiliyor, gerektiğinde çamaşırını yıkayabiliyor, gruba uyum sağlayabiliyor, problem çözebiliyor, korkularıyla baş edebiliyordu…

Bu çok mu şaşırtıcıydı?
Düşününce, doğumundan itibaren verdiğim emek hep bu amaca yönelik olmamış mıydı?

9. aya kadar* kendi yatağına geçebilmesi;
12. aya kadar* aşamalı olarak memeden ayrılması;
3 yaşında* yuvaya başlaması,
4 yaşında* oyuncaklarını toplaması,
5 yaşında* sofrayı hazırlaması,
6 yaşında* giyeceklerini katlaması,
7 yaşında* parasını idare etmesi,
8 yaşında* kendi omletini pişirebilmesi,
10 yaşında* alışverişe gitmesi,

bu günlere sorunsuz gelmek için doğru adımlar değil miydi?
Zamanlıca verilmiş yükümlülüklerin, içselleştirilmiş bir büyümenin sonucu değil miydi, 11 yaşında* ailesinden uzakta rahatlıkla yapabildikleri?

Döndüğünde ona sıkı sıkı sarılacağım. Mutluluğumun gözyaşına dönmemesi için gayret sarf edeceğim. Ve bu güzel deneyimin ardından, oğlumun evde yeni bir itibar görmesini sağlayacağım…

*Bahsedilen zamanlamalar, oğlum için doğru olduğunu teyit ettiğim zamanlamalar. Kendi çocuğunuza uygun zamanları öğrenmek için Alternatif Anne’nin kıdemli uzmanlarına danışabilir, sitemizdeki yazıları inceleyebilirsiniz.

Gülüş Türkmen

Gülüş Türkmen

ALTERNATİF ANNE KURUCUSU | Belçika’nın Brüksel şehrinde büyüyüp Edebiyat ve Reklamcılık okuyan Gülüş Türkmen, Türkiye’ye dönmeyi seçti. Bir erkek, bir de kız çocuk annesi olduktan sonra her annenin çok emek harcadığını ama her emeğin olumlu sonuç vermediğini fark etti ve Alternatif Anne platformunu kurdu (2010). Adele Faber ve Elaine Mazlish’in destekleriyle Türkiye’deki “Çocuğumla Nasıl Konuşursam beni Dinler?” atölyelerinin ilk lisanslı koordinatörü oldu (2011). Annelik trendlerini irdeleyen “Anneliğin Ötesinde” (Kaknüs, 2012) araştırma kitabını yazdı. Kanal34’te #AlternatifAnneTV programını, TRT’de #AlternatifAnneRadyo’yu sundu (2014-2015). Annenin çocuğuna yönelik yaklaşım ve uygulamalarını değerlendirebildiği Annelik Haritası© uygulamasını geliştirdi, “Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik” kavramını kurguladı. 2017 yılında Eğitim Reformu'nun "Eğitimde İyi Örnekler" konferansçılarından biri oldu. Halen eğitim merkezlerinde, panel ve sempozyumlarda araştırmalarını paylaşmaya, Alternatif Anne’nin yanı sıra çeşitli dergi ve gazetelerde de yazmaya devam ediyor.

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

  • Sizi tebrik ederim, böyle bir çocuk yetiştirmedeki emekleriniz için. Benim de çocuğum 9,5 yaşında ve muhtemelen benden bağımsız böyle bir 14 gün geçirir. Hatta ben bugünden yatılı okula gidebilecegini düşünüyorum. Benzeri aşamalardan geçmişiz, ancak ben çocuğumu o bırakmayı isteyene, 3,5 yaşına kadar emzirdim. Çocuğumu onun istedigi kadar emzirmekle ilgili bir makale okudum. Hatta bilimsel bir çalışmada, uzun emzirilen çocukların özgüven/anneden bağımsızlaşma konusunda kısa emzirilenlerden daha iyi olduğuna dair bir sonuç vardı.

    Çocuğa yaşına uygun sorumluluk vermek benim de çocuklarımda tecrübe ettiğim gibi (ikizlerimi de 3,5 yaşına akdar emzirdim), çocğugün özgüveninin gelişmesi ve anneden bağımsızlaşması için önemli. Ancak memeden kesme sürecinin bununla ilgili olduğuna katılmıyorum.

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör