Çocuk Lohusalık

Emzirme döneminde anne-bebek ilişkisinde hassas noktalar

Bebekle ilk aylar: Bağlılık mı, bağımlılık mı?

Mother Resting Head on Infant's ChestDoğumun gerçekleşmesiyle hem anne hem bebek için önemli iki dönem başlamış olur;

  • Anne için loğusalık dönemi,
  • Bebek için süt çocukluğu dönemi.

Bebeğin doğumdan birinci yaşın sonuna kadarki dönemde annesiyle kurduğu iletişim, onun biyolojik gereksinimlerini karşılamanın yanında sosyal ve psikolojik olarak da daha sonra kuracağı ilişki ve iletişimin ilk örneklerini, ilk çekirdeklerini oluşturur. Bu nedenle annenin bu dönemde bebeğin ihtiyaçlarını geciktirmeden karşılaması, ona yakın ve ilgili davranması bebekte sevgi ve güven duygularının ilk tohumlarını filizlendirir.

Güven-güvensizlik

Annenin herhangi bir nedenle (fiziksel ya da psikiyatrik bir hastalık, ekonomik, toplumsal, ailesel nedenler vs.) bu sevgi ve güven duygusunu oluşturacak şekilde davranamaması, çocukta daha sonraki yıllarda da devam edecek bir sevgi arayışına ve güvensizlik duygusuna yol açabilir. Bu nedenle bazı psikiyatri otoriteleri bu dönemi Temel Güven-Temel Güvensizlik Dönemi olarak adlandırmışlardır.

İlk aylarda bağlılık-bağımlılık

Bebek bu dönemde tümüyle anneye bağımlı durumdadır. Yani tüm ihtiyaçları ancak anne tarafından (ya da anne yerine geçen kişi tarafından) karşılanabilir durumdadır. Bebeğin bağımlılığına karşılık anne de bebeğine bağlıdır. Bu bağlılık ve bağımlılık anne ve bebek arasında ruhsal olarak bir kilitlenme oluşturur. Bu karşılıklılığın bir tarafında annenin vericiliği, bakıcılığı, koruyuculuğu diğer yanında bunlar olmazsa hayatını sürdüremeyecek durumdaki bebeğin bağımlılığı yatar. Anne ve bebek arasında erken fiziksel ve görsel iletişim bu bağlılığı kolaylaştırır. Sevgi davranışları okşamak, öpmek, kucaklamak ve gözünü dikerek bakmak şeklindeki davranışlar anne ile bebek arasındaki etkileşimi devam ettirmeyi kolaylaştırır. Bu nedenle de doğumdan sonra makul olan en kısa sürede anne ve bebeğin fiziksel teması sağlanması yararlıdır. Emzirme bir yönüyle bebek için biyolojik ve fizyolojik olarak ideal beslenme şeklini oluştururken diğer yandan psikolojik olarak da son derece gerekli ve yararlı olan anne-bebek arasındaki yakın fiziksel teması sağlar.

Bağımlılığın psikolojik boyutu

İlk aylarda sadece fizyolojik ve biyolojik olan bağımlılığın 3-6 ay arasında psikolojik boyutu öne çıkmaya başlar. Her ihtiyaç duyduğunda yanında beliren, altını temizleyen, karnını doyuran, onu terden, soğuktan, sıcaktan, ağrıdan koruyan birinin varlığı bebekte kendisinin güvende olduğu duygusunu oluşturur ve anneye bağlanma kuvvetlenir. 6. aya gelindiğinde bu bağlanma duygusu öylesine yerleşmiştir ki ortaya zaman zaman belirgin olarak algılanan anneden ayrılma korkusu çıkar. Bu bağlanma duygusu yerleştikten sonra annenin yitimi çocukta ağır ruhsal çökkünlük belirtilerine (bebeklik depresyonu) ve daha uzun sürerse kişilik gelişiminde önemli örselenmelere neden olabilir. Kişiliğe yerleşen bu zedelenmeye ya da psikolojik yaraya temel güvensizlik duygusu diyoruz.

Bebeklik dönemi bağlanma süreci:

Doğum-2. Ay: Bebek bu dönemde anneyi kokusundan ve sesinden tanır. Yabancıya tepki vermez. Çevresindekilerle yakınlığı artırma çabaları görülür.

2-7 Ay: Bu dönemde bebek herkesin ilgisini çekmekten hoşlanır. Ebeveynlerinden ayrıldığında stres belirtileri göstermez. Bu evre bebeğin çevresindekilere yönelik güven duygusu geliştirmeye başladığı evredir. Bebek davranışlarının diğer insanları etkilediğini ve gereksinimlerinin bu insanlar tarafından karşılanacağını anlamaya başlar. Bununla birlikte kendisine en yakın algıladığı ve ona doyum sağlatan bakım veren kişi önemli bir rol oynamaya başlar.

7-24 Ay: Bu dönemde bebekte ayrılık ve yabancı kaygısı görülür. Bakım veren kişi çevreyi keşfetme sürecinde güvenli bir temel rol oynamaya başlar.

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 3 Nisan 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Emzirme ve Hamile Danışmanı Esra Ertuğrul

ALTERNATİF ANNE YAZARI |
Tüp Bebek Koordinatörü, Emzirme Danışmanı, Hamile Eğitmeni, hemşire. 1974 yılında İstanbul'da doğdu. 1990-1995 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksek Okulu'nu tamamladı.1994 yılında Yıldız Üniversitesi Pedagojik Formasyon Sertifika Programı'nı, 1995-1996 yıllarında İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü Hastane ve Sağlık Kurumları Yöneticiliği İhtisas Programı'nı tamamladı.1994-1999 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Kadın ve Çocuk Sağlığı Araştırma 2000-2003 yılları arasında Marmara Üniversitesi Sağlık Kurumları Yöneticiliği Ana Bilim Dalı'nda yüksek lisansını tamamladı. 2006 yılının Nisan ayından bu yana özel bir hastanede IVF koordinatörü olarak görev yapan Esra Ertuğrul, 2008 yılından bu yana Annelik Yolunda Hamile Kursu'nda eğitim vermeye devam ediyor.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız