Cinsellik Çocuk Psikolojisi Kategorisiz Pedagog

Anne, baba, beni nasıl yaptınız?

Farklı yaş çocuklarına cinsellik nasıl anlatılmalı...

Çocuklar doğaları gereği meraklıdır. Meraklarını dile getirirler ve giderilene kadar araştırmaya devam ederler. İlk sorular genellikle anne-babalara sorulur. Eğer anne-babadan tatmin edici bir yanıt alamazsa veya bu konunun “yasak” olduğu mesajını alırsa, değişik kaynaklardan sorularına yanıt bulmaya çalışır. Ama anne-babanın “yasak” gördüğü bir konuda meraklanmak, cinsellikle ilgili suçluluk duygularının oluşumuna neden olacaktır. Her çocuk, gelişimi içinde mutlaka önce cinsiyet farkıyla ilgili, ardından da doğumla ilgili sorular sorar. İlk sorulara anne-baba olarak nasıl cevap verdiğimiz çok önemlidir. Kaçamak ve yetersiz yanıtlar kadar çocuğun yaşına uygun olmayacak yoğunlukta yanıtlar vermek de çocuk için uygun olmayacaktır.

O niye erkek? Ben niye kızım?

Cinsel eğitim, 2 yaş civarında çocuğun sorularıyla başlar. Sorulara kaygılanmadan, rahat bir şekilde az ama öz yanıtlar vermek esastır. Kız çocuğun bedeninin ileride çocuk doğurmaya uygun olduğunu, anne memesinin bebeğe süt vermek için oluşmuş olduğunu, erkek çocuğun bedeninin ise baba olmak için farklı olduğunu belirtmek bu yaşlar için yeterli yanıtlar olacaktır.

kız

 

Ben nasıl oldum?

3-4 yaşlarına gelen çocuklar bebeklerin ve kendilerinin nereden geldiği konusunda meraklanmaya ve soru sormaya başlarlar. Burada da bebeğin annenin karnında büyüdüğünü, yeterince büyüdüğünde de anne karnından kolayca çıkabildiğini söylemek uygun olacaktır. Bu bilgi verilirken doğumun acılı ve sıkıntılı yanları yerine, karnınızda onu taşımanın ve bebek sahibi olmanın keyfi ve güzelliğinin vurgulanması daha uygun olacaktır. Aksi halde çocuk dünyaya gelirken annesinin canını acıttığı düşüncesine kapılabilir ve suçluluk duyguları yaşayabilir. Bu tarz cevaplar konunun tamamen anlaşılmasına yardımcı olmayabilir ama çocuğun merakını giderdiği için başlangıçta yeterli olacaktır.

Ben senin karnına nasıl girdim?

Ardından bebeğin annenin içine nasıl girdiği merak edilmeye başlanır. Bu soru genelde 5-6 yaş civarı sorulan bir sorudur. Annenin karnında anneye ait minik bir yumurta olduğu ve bu yumurtanın babadaki minik bir tohumla birleşip bebeklerin en minik halini oluşturduğu anlatılmalıdır. Bu sorunun yanıtı için doğadan bazı örnekler verilebilir.

İyi de babam senin yumurtana tohumu nasıl koydu?

Cinsel ilişki, anne-babanın sevgi ile birbiriyle teması şeklinde 7 yaş civarında anlatılmalıdır. Çünkü 7 yaş öncesinde çocuklar bu konuyu anlamakta güçlük çekebilirler ve bu da kafalarının karışmasına neden olabilir. Eğer en başından itibaren çocuk sorduğu sorulara doğru ve tatmin edici yanıtlar aldıysa, gelişim süreci içinde yaşı geldiğinde cinsellikle ilgili soruları soracaktır ve özel bir durum söz konusu değilse cinsel ilişki de zaten 7 yaşından önce merak edilen bir konu olmaz.

Çocukların cinsel konulardaki soruları yanıtlanırken abartılı ve fazla detaylı açıklamalardan kaçınılmalıdır. Yanıtlarımızı çocukların sorularına göre şekillendirmeliyiz. Çocuk zaten kendi ihtiyaç duyduğu şeyi soracak ve yanıttan tatmin olursa daha ileriye gitmeyecektir. Yeni bir soru sorduğunda bu sorunun (yaşına uygun) yanıtına hazır demektir.

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 7 Mayıs 2013 tarihinde yayınlanmıştır.

Uzm.Ped. Belgin Temur

ALTERNATİF ANNE UZMANI | İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Pedagoji Bölümü Mezunudur (1989). İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans programını tamamlamıştır (2002). Mesleğe özel eğitimci olarak başlamış, zihinsel özürlü ve otistik çocuklarla özel eğitim çalışmaları yapmıştır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ve özel öğrenme bozukluğu konularında araştırmalar yaparak bu konuda deneyim kazanmıştır. Çocuklardaki ruhsal-davranışsal sorunlarla ilgili bireysel çalışmalarının yanı sıra anne-baba danışmanlığı ve anne-baba eğitim grupları yapmaktadır. Öğretmenlerle ve anne-babalarla “çocuklarla etkili iletişim” ve “aile içi etkili iletişim” konusunda grup çalışmalarının liderliğini yapmaktadır. 1999 Marmara depremi sonrasında yürütülen büyük ölçekli bir sosyal proje olan “çocukların ruhsal-davranışsal sorunlarını sınıf içinde tanıma ve uygun sınıf içi müdahale teknikleri” projesinde eğitimci olarak görev yapmıştır. Proje kapsamında Ocak-Şubat 2005’de Project Hope işbirliği ile Boston Çocuk Hastanesi’nde (Children’s Hospital Boston’s National Institute of Mental Health -NIMH- Fogarty International Mental Health and Developmental Disabilities) araştırma eğitim ve kapasite geliştirme programına katılmıştır. Bu projenin devamı olarak kurulan PREP’in (Psikolojik Rehabilitasyon ve Eğitim Programları Derneği’nin kurucu üyesidir) Özel Mavi Aile Danışma Merkezi'nin kurucusu ve yöneticisidir. Klinik çalışmalarının yanı sıra alanda çalışan meslektaşlara çocukluk çağı ruhsal-davranışsal problemlerinin tanı ve sağaltımına yönelik süpervizörlük yapmakta, stajyer öğrencilerin uygulamalı eğitim programlarını hazırlamakta ve yürütmektedir. Değişik basın yayın organlarında çocuk ve ailelerin sorunlarına yönelik yazılar yazmakta ve programlar hazırlamaktadır.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız