Çocuk Psikolojisi DEHB Gülüş'ün Köşesi Müzik

Anlaşılmamış çocukların sesi: Pearl Jam!

pearljam0190’lı yıllarda çıkış yapan Seattle’lı rock grubu Pearl Jam için derler ki bestelerinin, şarkı sözlerinin ve icralarının özgünlüğü, Nirvana’nın çıkışı ile aynı döneme denk geldiği için gölgede kalmıştır; Nirvana olmasaydı Pearl Jam’in başarısı çok daha iyi görülebilecekti…

Pearl Jam, gitar çalmayı öğrenirken birkaç parçasını kolayca çıkarabildiğim için radarıma girmişti. Müziği –daha doğrusu tınısı- ilk anda kendine çekmediyse de, şarkı sözleri beynimden vuruyordu beni. Eddie Vedder, şarkılarında çocukların uğradığı haksızlık ve mağduriyetleri sıkça konu ediyordu.

Hala hayattayım” diye haykıyordu bir şarkısında. Şarkının kahramanı, babasının, öz babası olmadığını öğreniyordu annesinden. Aman tanrım! Bu bilgiyle ne yapılır?

Oğlum, dedi, sana anlatacaklarım var, baban sandığın adam hakkında … Sen 13 yaşında evde oturuyorken gerçek baban ölüyordu. Onu hiç tanımadığın için üzgünüm, ama konuştuğumuza sevindim. Oh, hala hayattayım!

pearljam02Jeremy bugün sınıfta konuştu” diyordu bir başkasında. Jeremy neden sınıfta konuşmuyordu ki?  Okul denen kurumla problemleri olan biri olduğum için şarkıya biraz daha yaklaştım…

Evde resim yapıyor, dağ doruklarının tepesine kendini resmediyor. Limon sarısı güneş, V şeklinde açılmış kolları, ölü gibi yatmış ıssız yamaçlarda. Babanın hiç dikkatini çekmedi annenin oğluna ilgisiz olması. Yaramaz kral Jeremy, kendi dünyasına hükmetti. (…) Unutmaya çalış bunu, silmeye çalış karatahtadan…

Ne garip, çok severek dinlememe rağmen bir şarkısının anlamını hiç çıkaramamışım. Öğrenme güçlüğünden bahsediyormuş! “Bana kızım deme!” diyordu şarkıda…

Yalnız, kayıtsız, boş odanın ortasında kahvaltı masasında genç kız, şiddet, ilgi alanının tam ortasında. Annesi yüksek sesle okuyor, çocuk anlamaya çalışıyor, onu onurlandırmaya çalışıyor. (…) Bu işte bir yanlışlık var. Beni kızım diye çağırma, kızın olamıyorum…

Lisemi bitirdiğim günü hatırlıyorum. “Tüh, artık buradan ayrılıyoruz” duygusundan eser yoktu içimde. Çünkü okul hayatımı karartmış bir kurumdu, canımı kurtarmış olmanın mutluluğuyla arkama bile bakmadan yürüyüp gitmiştim. Tabii içimde bir sızıyla: Neden bu kadar zorlanmıştım? Başkalarının benden çok daha akıllı olmadıklarını görebiliyordum ama, neden ben bu öğrenme sistemini bir türlü kolaylayamamıştım?

Okuldan paçayı kurtardığımı düşünürken, yıllar sonra, bu kez anne olarak sahalara dönmem gerekti! İstemeye istemeye kendimi yine otur-ve-dinle-ve-yaz-ve-anla çemberinin kenarında buldum. Ama beni bekleyen bir sürpriz vardı: Çocuğum için yaptığım araştırmalar sırasında, kendi problemimin “klinik” adını keşfettim: Dikkat eksikliği!

pearljam03Genellikle biraz yüksek IQ ile birlikte seyreden dikkat eksikliği, okulda sıkılmanıza, okuldan soğumanıza, mutsuz olmanıza sebep oluyor. Arkadaşlarınız gibi kolay ödev yapamadığınız için yıllar geçtikçe insanlarla aranızda bir mesafe oluşuyor. Yalnızlaşıyorsunuz. Anne ve babanız benim durumumda olduğu gibi sabırlı davranır ama yine de probleme bir isim koyamazlarsa benim gibi ite kaka başarılı olursunuz. Yine de işkence olur okul, canınız yanar. Anne ve babanız anlayışsız davranırsa onlara da küsebilirsiniz. Fobiler geliştirebilirsiniz. Her halükarda kendinize olan güveniniz temelden sarsılabilir…

Bugün eğitimde bazı özel metotlar deneniyor. Ne yazık ki öğrenme sorunu yaşayan çocuklar hala “sorunlu” olarak etiketlenip, anne-babalarına ya da kendilerine havale ediliyorlar.

Pearl Jam, yıllar önce müziğiyle bu çocukların durumuna eğilmiş. Kendilerini saygıyla selamlıyor, bu yazıyı anlamlı bir farkındalık kampanyasının videosuyla bitiriyorum.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız