Alternatif Anne’nin Geçmişi

Gülüş G. Türkmen tarafından kurulmuş, 06.2010 tarihinden bu yana yayında olan Alternatif Anne platformu, 7 yıl boyunca blogger anneleri ve uzmanları buluşturan, tartıştıran bağımsız bir araştırma üssü olarak yayın yaptı. Bu çalışmalar meyvelerini 3200’e yakın blog yazısı, yayınlanmış 3 kitap, Kanal 34’te yayınlanmış 15 bölümlük TV programı, TRT-TSR’de bir yıl boyunca yayınlanmış radyo programı, sayısız seminer ve 2 akademik sempozyum olarak verdi.

Bağımsız kalmayı tercih eden ve ticarileşmekten kaçınan Alternatif Anne ekibi, sitenin artan trafik yoğunluğu ve teknik yükü sonucunda, oylama ile bloğa dönüşme kararı aldı. Şimdilerde “Alternatif Anne by Gülüş Türkmen” adı altında, Gülüş Türkmen’in kültürlerarası annelik macerasını anlattığı blogu olarak yayına devam ediyor.

“Bu platformu 2010 yılında kurdum. Belçika’da okumuş ve büyümüş bir Türk olarak arkadaşlarımla aramda hep bir takım farklılıklar seziyor fakat onları isimlendiremiyordum. Bende bir alternatiflik vardı, ama neydi, siz daha iyi bilirsiniz. Burada beni yönlendiren anneler ve uzmanlarla tanıştım. Yayın yönetmenliği yaptığım ilk aylar içinde blogger annelerin göremediği, kültür çarpışmasının çok ötesinde sıkıntıların varlığını hissettim. Geniş çaplı bir araştırmanın sonucunda tespitlerimi Anneliğin Ötesinde kitabımda anlattım. Kitap hem anneler hem de uzmanlar tarafından büyük ilgi gördü: Adına bir üniversitede kolokyum yapıldı, bir başka üniversitede akademik tartışma konusu oldu. Blogger anneler hakkında yazılar yazdı, anne-bebek dergileri kitap üzerine röportajlar yaptı. Böylece araştırmacı yazarlığın tadını almış oldum, anneliğin ötesine geçmiştim artık!

Alternatif olan ile sağlıklı ya da gerekli olan, aynı şeyler değildi. Site, kendi ismiyle çelişiyordu. Hangisini savunmalıydı: Özgün, dikkat çekici, sıradışı, havalı bir anne modelini mi? Yoksa farklı kültürlere, farklı dönemlere ve farklı çocuklara göre uygulanan farklı yaklaşımları inceleyip, yarar-zarar dengesini gözetme alternatifini mi?

Sivri dilli bir yazardım, gözlemlerim her daim annelerin gururunu okşamıyordu. Batı kültüründe düşündüğünü lafı dolandırmadan söylemek, sorunu tespit edip bir an önce çözüme odaklanmak erdemdir. Oysa Doğu kültürlerinde anlayış göstermek, sorunu görmezden gelmek daha hoş karşılanabiliyor. Annelik Haritası kitabımı uygulama bölümüne kadar okuyup kaçan, kaçtığını itiraf eden okurlarla karşılaşıyorum. Buna rağmen seminerlerim, felsefe gruplarım katılan anneler tarafından büyük ilgi görüyor.

Model bir anne olarak öne çıkmak, çocuklarımı model olarak sunmak istemiyorum. Onlara kızdığım zaman bağırma hakkımı saklı tutarım! Ama bir anne olarak olabildiğimin en iyisi olmaya çalışıyorum. Çocuğum büyüyüp de anne-baba olduğunda, kendi çocuğunu bana huzur içinde emanet ederse, bana ne yapmam gerektiğini anlatırsa ve ben de onu dinleyebilirsem, ona bilgelik taslamaz isem, başardım demektir.”

Alternatif Anne’yi temsil etmiş, tüm zamanlar sevilen ve takip edilen yazarları:

Aslı Demirörs Ağtaş, Ayşegül Uysal, Ayşin Aşkar Bicioğlu, Berna Kasapoğlu Serdarlı, Çiğdem Sirkeci, Çiğdem Yalçın Pamukçu, Devrim Şahin Atılkan, Esra Erdoğan, Gözde Erserçe Özateşler, Deniz Özgül, Figen Geri, Gülüş Türkmen, İlkiz Özcan Sönmez, Özdemir Hiçdurmaz, Meftun Kocakaya, Merve Yavuzdemir, Nazan Şenol Dokudan, Özge Çakıcı Songür, Özlem Kürkçü Canbolat, Özlem Keskin, Şeniz Tarımcan, Regina Röttgen, Tanla Bilir, Tuba Tayfun Kayalarlı, Halil Uzel, Zeynep Domaniç, Zümrüt Alp Özler.

Alternatif Anne’nin uzun dönem destekçisi olan uzmanları:

Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ, Uzm.Ped. Belgin Temur, Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk, Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan, Uzm Dr. Defne Eraslan, Funda Yıldırım, Uzm. Dyt. Orçun Kürüm, Uzm. Psk. R. Berin Tuncel, Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal.

Çok yazarlı bir platform olarak hizmet verdiği sırada Alternatif Anne’ye yazar kabulünün ön koşulu, 23 maddelik Manifesto’sunu kabullenmekti:

Alternatif Anne Manifestosu

  1. Annelerin, daha insani ve dürüst bir dünyanın temelini oluşturabileceğini düşünüyoruz.
  2. Bizim için evdeki anne de, işteki anne de çalışan annedir. Bu yüzden başta eşimizden olmak üzere sosyal destek sistemlerimizden, ruhsal ve bedensel sağlığımızı korumak adına yararlanma hakkımıza sahip çıkıyoruz.
  3. Anneliğin sadece doğurarak değil, annenin kendini geliştirerek edindiği bir erdem olduğunu -olması gerektiğini- düşünüyoruz.
  4. Öğrenmek için araştıran ve öğrendiğini uygulayan annenin, çocuğun beden ve zihin sağlığını olumlu yönde etkilediğini düşünüyoruz.
  5. Ne geleneksel (korumacı) anneliği, ne de anne odaklı bir hayatı savunuyoruz. Kontrol güdümüzü “kontrollü olarak” bıraktığımız dengeli bir hayat peşindeyiz.
  6. Anneler olarak birbirimizi yanlış bilgilerden, evhamlardan kurtarmak, aşırı korumacılıktan kaçınmak, affedici olmak, morallerimizi yüksek tutmak ve anneliği daha az yorucu bir hale getirmek için çalışıyoruz.
  7. Çocukların sadece anne sevgi ve ilgisine ihtiyacı olmadığı, baba sevgisi ve ilgisinin de çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu yüzden babanın hem çocuklarıyla daha fazla ilgilenmesini hem de ebeveynlik yükümlülüklerini yeterli düzeyde anneyle paylaşması gerektiğini önemle hatırlatırız.
  8. Annelerin çocuk doğurunca kadın ve eş olduklarının unutulmaması için çalışıyoruz. Eşler arası diyaloğun devamı ve düzenli cinsel hayatın karı-koca ve mutlu çocuk açısından önemini biliyoruz.
  9. Doğum kontrolü, kürtaj, epidüral, sezaryen, normal doğum, emzirme, emzirmeme… Bu tür kararların kişinin özel durumuna göre verilmesi gerektiği inancındayız. Onları “iyi” ya da “kötü” diye etiketlemeye, mahalle baskısına karşıyız!
  10. Medeni insanlar olarak anne olma kararını iyi düşünme sorumluluğumuz olduğu kanısındayız. “Oluverdi işte!”leri, babanın onayı olmadan hamile kalma hikâyelerini çağdışı buluyoruz.
  11. Bizce ebeveynlerin çocuk sahibi olmayı istemeleri kadar istememeleri de anlayışla karşılanmalı, her iki fikre de saygı gösterilmelidir.
  12. Anne olan kadının evde kalıp çocuğuna bakmasının da, iş hayatına girmeyi/dönmeyi seçmesinin de anlayışla karşılanması gerektiğini savunuyoruz.
  13. Bilimin, teknolojinin, tıbbın toplumumuzun refahını yükselttiğine (sistemin çarpıklığına ve istisnai hikâyelere rağmen!) inanıyoruz.
  14. Üzerinde “doğal” yazan her şeyin doğruluna inanmak yerine araştırma yapma ihtiyacı hissediyoruz. “O zararlı, bu zararlı” diye huzursuz edilmekten rahatsızlık duyuyoruz.
  15. Çocuğumuzu en az 6 ay emzirmenin önem ve değerini biliyoruz. Ama emzirme eylemini annenin en büyük göreviymiş gibi göstermenin, emzirmeyen annenin anneliğini sorgulamanın anlamsız ve hatta zararlı olduğunu düşünüyoruz.
  16. Çocuğumuza sevgi vermeyi, onunla tensel temas kurmayı önemsiyoruz. Bununla birlikte onunla aylarca, yıllarca ebeveyn yatağını paylaşmanın farklı şeyler olduğunu düşünüyoruz.
  17. Hiçbir düşünce veya eğitim tarzının sahiplenilmesine, metalaştırılmasına sıcak bakmıyoruz. Doğallık ile genişliği, alternatif ile sıra dışı olanı birbirine karıştırmıyoruz.
  18. Disiplin ile katılığı birbirine karıştırmıyoruz. Etimolojik anlamı “eğitim” olan disiplini hayatlarımıza koydukça çocuklarımızla daha sağlam ve sağlıklı bir ilişki yaşadığımızı, onların bize daha çok güvenip, bizi daha çok dinlediğini biliyoruz.
  19. Hükümetlerin annelere çok ciddi bir destek vermeleri gerektiğini düşünüyoruz… Belki de çocuk reşit olana kadar!
  20. Annenin ruhsal sağlığı için çocuklu hayatının yanı sıra kendine ait aktiviteleri olmasını önemsiyoruz.
  21. “İyi anne, tüm zamanını çocuğuna adayan anne” değil, anneliği ve diğer özellikleri arasında denge kurabilen annedir” diyoruz.
  22. Farklı ve özel gereksinimde olan çocukları olan annelere her türlü desteğin verilmesini ve onların ve çocuklarının hiçbir koşulda dışlanmaması gerektiğini savunuyoruz.
  23. Gerek sivil toplum kuruluşları gerekse devlet tarafından engelli annelere ve çocuklarına iş, sosyal yaşam gibi birçok alanda maddi manevi destek verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Basında ve TV’de Alternatif Anne (örnekler)

HTV, Kanal B, Vogue, Parents, Bebeğimle Elele, Hürriyet Aile, Radikal, Radikal Hayat, Sabah, Working Mother, Aktüel, Yiyorum Büyüyorum