Alternatif Anne Manifestosu

  1. manifestomuzAnnelerin, daha insani ve dürüst bir dünyanın temelini oluşturabileceğini düşünüyoruz.
  2. Bizim için evdeki anne de, işteki anne de çalışan annedir. Bu yüzden başta eşimizden olmak üzere sosyal destek sistemlerimizden, ruhsal ve bedensel sağlığımızı korumak adına yararlanma hakkımıza sahip çıkıyoruz.
  3. Anneliğin sadece doğurarak değil, annenin kendini geliştirerek edindiği bir erdem olduğunu -olması gerektiğini- düşünüyoruz.
  4. Öğrenmek için araştıran ve öğrendiğini uygulayan annenin, çocuğun beden ve zihin sağlığını olumlu yönde etkilediğini düşünüyoruz.
  5. Ne geleneksel (korumacı) anneliği, ne de anne odaklı bir hayatı savunuyoruz. Kontrol güdümüzü “kontrollü olarak” bıraktığımız dengeli bir hayat peşindeyiz.
  6. Anneler olarak birbirimizi yanlış bilgilerden, evhamlardan kurtarmak, aşırı korumacılıktan kaçınmak, affedici olmak, morallerimizi yüksek tutmak ve anneliği daha az yorucu bir hale getirmek için çalışıyoruz.
  7. Çocukların sadece anne sevgi ve ilgisine ihtiyacı olmadığı, baba sevgisi ve ilgisinin de çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu yüzden babanın hem çocuklarıyla daha fazla ilgilenmesini hem de ebeveynlik yükümlülüklerini yeterli düzeyde anneyle paylaşması gerektiğini önemle hatırlatırız.
  8. Annelerin çocuk doğurunca kadın ve eş olduklarının unutulmaması için çalışıyoruz. Eşler arası diyaloğun devamı ve düzenli cinsel hayatın karı-koca ve mutlu çocuk açısından önemini biliyoruz.
  9. Doğum kontrolü, kürtaj, epidüral, sezaryen, normal doğum, emzirme, emzirmeme… Bu tür kararların kişinin özel durumuna göre verilmesi gerektiği inancındayız. Onları “iyi” ya da “kötü” diye etiketlemeye, mahalle baskısına karşıyız!
  10. Medeni insanlar olarak anne olma kararını iyi düşünme sorumluluğumuz olduğu kanısındayız. “Oluverdi işte!”leri, babanın onayı olmadan hamile kalma hikâyelerini çağdışı buluyoruz.
  11. Bizce ebeveynlerin çocuk sahibi olmayı istemeleri kadar istememeleri de anlayışla karşılanmalı, her iki fikre de saygı gösterilmelidir.
  12. Anne olan kadının evde kalıp çocuğuna bakmasının da, iş hayatına girmeyi/dönmeyi seçmesinin de anlayışla karşılanması gerektiğini savunuyoruz.
  13. Bilimin, teknolojinin, tıbbın toplumumuzun refahını yükselttiğine (sistemin çarpıklığına ve istisnai hikâyelere rağmen!) inanıyoruz.
  14. Üzerinde “doğal” yazan her şeyin doğruluna inanmak yerine araştırma yapma ihtiyacı hissediyoruz. “O zararlı, bu zararlı” diye huzursuz edilmekten rahatsızlık duyuyoruz.
  15. Çocuğumuzu en az 6 ay emzirmenin önem ve değerini biliyoruz. Ama emzirme eylemini annenin en büyük göreviymiş gibi göstermenin, emzirmeyen annenin anneliğini sorgulamanın anlamsız ve hatta zararlı olduğunu düşünüyoruz.
  16. Çocuğumuza sevgi vermeyi, onunla tensel temas kurmayı önemsiyoruz. Bununla birlikte onunla aylarca, yıllarca ebeveyn yatağını paylaşmanın farklı şeyler olduğunu düşünüyoruz.
  17. Hiçbir düşünce veya eğitim tarzının sahiplenilmesine, metalaştırılmasına sıcak bakmıyoruz. Doğallık ile genişliği, alternatif ile sıra dışı olanı birbirine karıştırmıyoruz.
  18. Disiplin ile katılığı birbirine karıştırmıyoruz. Etimolojik anlamı “eğitim” olan disiplini hayatlarımıza koydukça çocuklarımızla daha sağlam ve sağlıklı bir ilişki yaşadığımızı, onların bize daha çok güvenip, bizi daha çok dinlediğini biliyoruz.
  19. Hükümetlerin annelere çok ciddi bir destek vermeleri gerektiğini düşünüyoruz… Belki de çocuk reşit olana kadar!
  20. Annenin ruhsal sağlığı için çocuklu hayatının yanı sıra kendine ait aktiviteleri olmasını önemsiyoruz.
  21. “İyi anne, tüm zamanını çocuğuna adayan anne” değil, anneliği ve diğer özellikleri arasında denge kurabilen annedir” diyoruz.
  22. Farklı ve özel gereksinimde olan çocukları olan annelere her türlü desteğin verilmesini ve onların ve çocuklarının hiçbir koşulda dışlanmaması gerektiğini savunuyoruz.
  23. Gerek sivil toplum kuruluşları gerekse devlet tarafından engelli annelere ve çocuklarına iş, sosyal yaşam gibi birçok alanda maddi manevi destek verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız