Çocuk Eleştiri Yetişkin Psikolojisi

Ağlatacak mısın beni?

BERLIN, GERMANY - JULY 16: Child holding the hand of her mother on July 16, 2014, in Berlin, Germany. (Photo by Marie Waldmann/Photothek via Getty Images)***Local Caption***
Kendinizi duygu sömürüsü yaparken yakaladınız mı hiç?

BERLIN, GERMANY  - JULY 16: Child holding the hand of her mother on July 16, 2014, in Berlin, Germany.  (Photo by Marie Waldmann/Photothek via Getty Images)***Local Caption***

27 aylık oğlum 4 aydır kreşe gidiyor. Ev-kreş-ofis üçgeninde her sabah bizim işe geç kalmamamız oğlumun ikna edilip evden çıkarılması ve kreşe bırakılması için ayrı bir senaryo yaşanıyor. Biri peşimize düşse bizden bir haftada en az üç kısa film çekecek hikaye çıkarır.

Her sabah gönül almalar, açıklama yapmalar sürüp gidiyor;

– Oğlum hadi ayakkabılarını giy.

– Hayır, lego oynucam.

– Bugün iş okul günü, yarın evde olacağız hepimiz.

– Evde kalmak istiyorum.

Bu sırada eşim ya da ben kim çocuğu bırakacaksa işe geç kalma stresi yaşıyor. Çoğu zaman da geç kalıyoruz zaten. Evden çıkıyoruz arabaya binmiyor, koşarak başka yöne gidiyor. “Yürüyerek gidelim” diyor. İkna edip arabaya bindiriyorum. Gideceğimiz yere varana kadar arkada sessiz oturuyor. Kapıya gelince, “Eve gidelim, evde kalmak istiyorum” diyor yine.

Çocuk gibi mızıldanıyorum, çocuğumu arabadan indirip kreşe verebilmek için. Kemerini açıyorum ön koltuğa geçiyor, araba ile oynayacak. Benimle olduğunu süreyi uzatmanın peşinde… “Ağlatacak mısın beni?” deyiveriyorum. “Ağlamaaa” diyor yüzü düşüyor. “Hadi gel o zaman inelim arabadan.” “Tamam”.

Çocuğu arabadan indirip işe geç kalmamak için duygularını kullandım bu sabah. Ağzımdan çıkıverdi, söyledim, “Beni ağlatacak mısın?” dedim. Der demez pişman oldum ama söz ağızdan çıkınca geri girmiyor maalesef. Ne için ağlatacaktı ki çocuk beni? Bu sabah da işe geç kalmayayım diye oyalanmaması gerekiyordu. Bunun için mi? Kendi sorumluluğumu ona yükledim, benimle geçirdiği zamanı uzatmaya çalıştığı için onu suçladım.

Bu mesele oldu, bitti. Beni düşündüren içimden duygu sömürücü bir yaratık çıkmış olması. Sarf ettiğim sözlerin “Yemeğini yemezsen annen olmam” demekten farkı yok. Ne yapacağım, her sıkıştığımda oğlumun duygularını mı sömüreceğim? Acaba eşime de yapıyor muyum böyle, ya kendi anne babama?

Bu sabah kendi kendime çok fena yakalandım. Siz hiç kendinizi duygu sömürüsü yaparken yakaladınız mı?

Özge Çakıcı Songür

ALTERNATİF ANNE İÇERİK YÖNETİCİSİ VE YAZARI | 1984'te Bursa'da doğdu. Gıda Mühendisi, Eskişehir'de yaşıyor. Sevgili eşiyle üniversitede okurken tanıştı. Birlikte bisiklete binmeyi, yelken açıp gezmeyi, uzun uzun yürümeyi çok seviyorlar. 2013 mart ayında oğlu Rüzgar dünyaya geldi. "Ben nasıl bir anne olacağım?" diye araştırırken 'kendini' Alternatif Anne'de buldu. Doğaya ve canlılara hayran, kedileri Sakız'ın insanı. Evcil hayvanla birlikte çocuklu yaşam tecrübelerini paylaşmayı önemsiyor. Okumak ve yazmak en sevdikleri... En çok fantastik ve ütopik romanlar okuyor. Bir Ursula K. LeGuin hayranı ve J.R.R. Tolkien'in izini yakaladığı yazarları okumayı seviyor.
www.kedikitapcocuk.com

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • 🙂 Çok yüklenme kendine, benim ananem çok kullanırdı bu “bak ağlıyoruuum” diyip dudak bile büzerdi, canım benim, ruhu şad olsun, hayatta en doğal da onunla oldu ilişkim, hiç öyle üzerimde negatif etkisi olmadığı gibi, bak belki onun bu davranışı empati kurma olarak algılanırsa, klinik psikolog olmamda bile etkisi var demektir 😉
    Biz modern annelerin sorunu bu, ne yapsak kendimize yaranamıyoruz, ille eksik yanlış gibi geliyor ama değil vallahi çocuk büyütmek “mükemmel annelik” ile değil, bazen sinirlenerek, bazen ağlayarak, bazen kendin mızmızlanarak.. Hepsi duygu, hepsi doğal, sadece pozitif değil negatif duyguları da öğrenmeliler bence (tabii demiyorum çocuğa devamlı duygu sömürüsü yapın, sizi nasıl görmesini, nasıl bir insan olduğunuzu düşünmesini istiyorsanız öyle davranın tabii)