Sevgili üyemiz, site tasarımımız yenilendi. Yeni şifrenizi almak için lüften tıklayın.
Ana Sayfa » Magazin » Üç de yetmez, beş tane…

Üç de yetmez, beş tane…

Benim anneannem 5 çocuk, babaannem 3 çocuk doğurmuş. Benzer şekilde kardeşleri de öyle. Eskiden doğum kontrol mü varmış, elbette ki bazıları planlamayarak olmuş.

Peki ya şimdi, doğum kontrol yöntemleri yaygın ve bilinir olduğu halde kadınlar ve üstelik çalışan kadınlar neden ikiyi geçtim, 3, 4 hatta 5 çocuk doğuruyorlar? Yakın zamana kadar cahillik olarak adlandırılan çok çocukluluk ne zaman kadınların hedefi haline geldi ve nasıl takdir görmeye başladı?

4 çocuk annesi fotoğrafçı Bennu Gerede, çocukları doğduktan sonra aşk ve sevginin gerçek anlamını anlamış. Hamilelik dönemlerini çok rahat geçirdiğini söyleyen Gerede, bir canlıyı içinde büyütmeyi çok büyüleyici buluyormuş ve bu da neden 4 çocuk doğurduğunu açıklıyor.  Ayrıca sürekli erkek çocuk doğurdu için de hamileliğinde ışık saçarak güzelleştiğini belirtmiş. Böyle bir dönem hangi kadının hoşuna gitmez.

Şu an 5. çocuğuna hamile olan ve Bebek’teki ünlü kafeyi işleten Aye Kucuroğlu ise eşine çok aşık olduğu için çok çocuk doğurduğunu ifade ediyor. Zaten kendisi hamile olduğunu açıklamadan önce twitterda eşine hitaben yazdığı mesajında “2012’de seni daha çok seveceğim” diyerek yeni bir hamileliğin sinyallerini de vermişti.

4. çocuğuna hamile olan Angelina Jolie ise 3 evlatlık çocuğu ile birlikte tam 6 çocuk annesi. Hamile olmayı çok sevdiğini ifade eden Jolie kadınlığını hamileyken her zamankinden daha fazla hissettiğini söylüyor. Hamile iken tüm vücudu ile bebeğinin hizmetinde olduğunu ve bundan çok hoşlandığını belirtiyor.

Çok çocuk doğurmaya kimi hastalık diyor, kimi delilik diyor. Kimi o kadar çok param ve lojistik desteğim olsa ben 10 tane doğururdum diyor. Kimileri de çok çocuklu olmayı takdir ediyor, ah keşke benim de olsa diye özeniyor. Kimileri de aşağıdaki gibi düşünüyor.

Uzmanımız Belgin Temur ise;

“Bir çok anne hamilelik döneminin yaşamlarının en mutlu, en huzurlu ve en rahat dönemi olduğunu söyler, bir bebeğe ve anne olmaya hazırlanmanın çok özel ve çok güzel bir deneyim olduğundan bahsederler. Eşlerinden ve sosyal çevrelerinden özel ilgi görmenin, toplum içinde hamile olmanın ayrıcalıklarını yaşamanın keyifli olduğu söylenir. Bir çok kadın bu hissi yeniden yaşayabilmek için yeniden hamile kaldığını söyler. Yine bir çok kadın hamilelikteki hormonal değişimin onların yaşamları için bir dönüm noktası olduğunu, yaşama bakışlarının yumuşadığını, duygusallaştıklarını ve çok daha fazla “kadın” gibi hissettiklerini söylerler.

İnsan haz aldığı her ne varsa onun tekrarını ister.

İşte bu yüzden de hamile olmayı özellikle seçen ve bir çok kez hamile olmayı isteyen kadınların da hamilelik döneminin hazzını yeniden yaşamak arzusunda olduğu düşünülebilir. Ancak, eğer hamileliğin yarattığı sıkıntılar varsa, fiziksel olarak anneye ciddi bir yük getiriyorsa, aile yeni bir bebeğe bakabilecek sosyal, fiziksel ve ekonomik olanaklara sahip değilse ve buna rağmen hamilelik hazzının arayışı ile hamile kalınıyorsa bunun pek de sağlıklı olmadığı açıktır.” diyor.

Biz her duyduğumuz yeni hamilelik haberinde bunları konuşaduralım, 4. hamileliğinde kendi gibi giydirebileceği kızı sonunda bulan Victoria Beckham, şu sıralar 7 yıllık eşinden yeni boşanan 4 çocuk sahibi Heidi Klum ve diğer çok çocuklu daha nice kadın doğurmaya devam ediyor.

Ben tam bu yazı üzerinde düşünürken, 3 çocuklu Fransız arkadaşım karısının bir çocuk daha istediğini ama kendisinin istemekle birlikte henüz kararsız olduğunu belirtince artık özel hayattır dinlemedim, dayanamadım sordum. 3 çocuk nelerine yetmiyordu, 4. çocuğu neden istiyorlardı. Eşinin çocukları çok sevdiğini belirtti, yaşadıkları iddiasız ama mutlu hayattan bahsetti ve ekledi “Dünyaya gelecek bir insana daha, çok güzel bir çocukluk yaşatmak için tüm şartlarımız uygun neden olmasın, bence fantastik bir şey” dedi.

O zaman farkettim ki iki tip ebeveyn vardı:

* Kendisi için çocuk dünyaya getiren ve çocuk dünyaya geldikten sonra onu kendine mal edip çocuğu bir sosyalleşme, varolma aracı veya bir hedefe ulaşmada basamak olarak kullananlar ve

* Mutlu olabileceği ortamı hazırladıktan sonra çocuğa hoşgeldin diyenler, çocuk için çocuk dünyaya getirenler

“Bu şekilde düşünüyorsunuz daha ne duruyorsunuz durmayın o zaman hemen yapın” dedim.

Ne demiş Gani Müjde “Gülmesini bilmeyen dükkan açmasın.”

Ben de diyorum ki “Sevmesini ve saymasını bilmeyen çocuk yapmasın.”

Yazar Hakkında

Evli, bir çocuk annesi, çalışan bir kadın. Seyahat ederken, okurken, yazarken ve yeni bir şeyler öğrenirken çok mutlu olur. Nazara inanıyor, nazar boncuğuna inanmıyor. Önce kendini dusunen yeni nesil annelere bayılıyor. Çünkü onun için Mutlu Anne = Mutlu Çocuk = Mutlu Aile.

Yazı sayısı: : 24

Yorumlar (1)

Yorum yazın

You must be logged in to post a comment.

Sayfa başına dön