Kategorisiz Kitap Röportaj Sergi

2015 Uluslararası Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Konferansı’ndan Notlar

Bugünkü gençler geleceksizlik ve korku kitapları tercih ediyor.

trb2015 Uluslararası Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Konferansı’nda  “Gençlik Edebiyatının Dünü, Bugünü” konuşuldu.

Mektebim Koleji ve Kelime Yayınlarının işbirliği ile düzenlenen konferansta çok değerli konuşmacılar söz aldılar. Yaklaşık 5 saat süren konferansı bir edebiyat öğretmeni olarak ilgiyle takip ettim. Bir anne olarak ise merakla… Aldığım notları ve kendi aktaracaklarımı kısaca özetlemem pek mümkün görünmüyor. Bu sebeple yazı biraz uzun olacak.

İlk konuşmacı İshak Reyna, Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı’nda öğretim görevlisi, aynı zamanda gençlik romanı  “Alis Çeşnici Tuşlar Diyarında”  nın yazarı.  Lise ve ortaokul öğrencileriyle karşılıklı sohbetlere katılması ona, gençlerin dünyasının bugününü gözlemleme imkanı sağlamış.

Zamanın ruhunu gençler belirler.

Öncelikle gençlerin tercihlerini, ilgi alanlarını belirlemek gerekiyor. Onları cezbeden şeyler neler ve neden bunları tercih ediyorlar anlamaya çalışmak gerek. Bir kitap dilce genç değilse genç arkadaşlara ulaşamaz. Gülten Dayıoğlu’nın çocuklara yönelik kitaplar yazarken gençlere yönelik kitaplara (Yeşil Kiraz) geçiş yapmasını  “Okurlarım büyüdü. Onlar artık genç.” diyerek açıklamıştır.

Gençler genelde fantastik tarzı tercih ediyorlar.

Peki, neden fantastik okuyorlar? Onları bu türe yönelten şey ne?

Aslında gençlik fantastik bir şey. Çocukluktan gençliğe geçişte zaten başka bir şeye dönüşüm söz konusu. Gençler gerçek yaşamlarında bu dönüşümü yaşarlarken elbette fantastik onlara tanıdık geliyor. Kendilerinden bir şeyler buluyorlar.

harry potter

Gençlik aynı zamanda bir karşı çıkma dönemidir. Yetişkin baskısına, tavsiyelerine ve dayatmalarına karşı çıkmak ve bunu yaparken de yine kendisi gibi gençlerle dayanışma hali söz konusu. J.K Rowling’in 7 kitaplık dizisi Harry Potter’ı gençler arasında bu kadar önemli yapan şey de işte bu özellikleri barındırıyor olması. Dünyanın fantastik bir yer olduğunu gösteren seride aynı zamanda dayanışma ruhu veriliyor.

İshak Reyna, Harry Potter’ın otoriteye karşı gençliğin sesini duyuran bir kitap olduğunu ve 18 yıllık bu serüvende kitabın kuşaklara etkisinin olumlu yönde olduğunu belirtti. Reyna, “100 Temel Eser “olarak geçen ve gençlere dayatılan klasikler hakkında şunları söyledi:

“Gençlerin başında 100 Temel Eser belası var. Projeyi seçenler orta yaşlılardır. Geçmişi yâd ederken gençliklerinde okudukları klasikleri bugünkü gençlere dayatmaktadırlar. Listede yazarı ölü olmayan sadece 1 kitap var. Bu da demek oluyor ki listeye girmenin ilk şartı ölmek. “

Reyna’nın tavsiyesi, gençlere yönelik kitap seçimin gençlerin de katılımıyla oylama ile yapılması yönündedir.  100 eserin 50’si gençlerin tercihi diğer 50’si de eğitimcilerin seçeceği eserlerden oluşmalı. Böylece her iki taraf da 50 kitap tavsiye etmiş olur birbirine. Üstelik, kitap denince sadece roman türü akla gelmemeli. Çizgi roman, blog yazıları, fantastik, karikatür, sinema, müzikle ilgili kitaplar da bu oylamaya dahil edilmeli.

Elbette ki eğitimciler arasında bu konuda fikir ayrılıkları söz konusu. Bir grup eğitimci 100 temel eseri, yani klasikleri, gençlerin mutlaka okuması gerektiğini düşünürken bir başka grup ise İshak Reyna’nın bu görüşünü doğru bulmaktadır ki ben de bu grupta yer alıyorum. Nedenlerini ise bir sonraki yazımda daha detaylı olarak anlatmaya çalışacağım.

Bir sonraki konuşmacı, çocuk ve gençlik edebiyatı yazı işleri müdürü,  Goethe Enstitüsü’nün Çocuk ve Gençlik Portalı’nın yürütücülerinden olan Dr. Roswitha Budeus-Budde idi. Alman ilk gençlik edebiyatında (12-16 yaş arası) genel eğilim ve gençlerin kitap seçimini belirleyen etmenlerden bahsetti. Dr. Roswitha’nın, hem bir kütüphaneci hem de çocuk dergisi editörü olarak kıymetli tavsiyeleri ise:

Gregs-Tagebuch-Von-Idioten-umzingelt-78744bGregs Tagebuch “Von Idioten umzingelt!” (Saftirik): Gençler arasında oldukça rağbet gören ancak genellikle anne baba ve öğretmenlerin önyargılı bakışlarına maruz kalan Greg’in Günlükleri yani bizim “Saftirik”. Bu kitapla ilgili de bir yazı yazmak isterim kitabı okumuş ve beğenmiş biri olarak. 100 temel eserden bir seçme değil de neden Saftirik bunu ayrıca değerlendireceğim.

Die Tribute von Panem Suzanne Collins “Tödliche Spiele” (Açlık oyunları)

füchse Lügen nichtFüchse Lügen Nicht (Tilkiler Yalan Söylemez): Bu kitap aynı zamanda yetişkinlerin de okuması gereken bir kitap. 5 hayvan henüz uçuş olmayan bir hava alanında yaşıyor.  Almanya’da bir türlü bitirilemeyen bir hava alanı projesine gönderme yapılıyor aynı zamanda. Ayı, klonlanmış bir kaz, ilaç sektöründe çalışan bir maymun var hayvanlar arasında. Sonra bir tilki gelir ve ortalığı karıştırır.

Hilfe! Ich will hier raus! (İmdat! Buradan dışarı çıkmak istiyorum!): Komik bir aile hikayesi. Tipik bir Alman ailesi; anne, baba ve iki çocuk arasında geçimsizliklerin de olduğu. Bir gün anneanneleri çıkagelir.  Anneanne, kaldığı huzur evini yakmış ve kızının evine taşınmıştır. Aileye:  “Dedeniz bu bahçeye altın gömdü.” der ve herkesi heyecanlandırır. Kitap, yaşlandıkça başımıza neler geleceğini;  dede ve nenelerin ön planda olduğu bir toplumu gösterir.

meine sommerİch Voll Peinlich!  (Bahtsız Ben): Bir okul hikayesidir. Alman okulu…  Alman not sistemi ile çocukların başına neler geleceğini gösterir.

Mein Sommer mit Mucks (Timsahlı Yazım): Büyük sorunlar ve şiddet uygulayan bir baba modeli var. Annesiyle birlikte babasından kaçıyor. Genç bir kızla tanışıyor. Dokunaklı bir aşk hikayesi söz konusu. İki farklı aile modeli gösterilmiş.

Lena  Hach “ZOOM” alles entwickelt sich  (Her şey gelişiyor.): Öğrenci gazetesi için yarışma başlatılıyor. Fotoğraflarla gazeteyi süsleyelim diyorlar. Birbirlerine olan aşklarını anlatan harika bir hikaye çıkıyor ortaya.

Kann ich bitte löschen, was ich gerade gesagt habe? (Şu ekranı söndürebilir miyim?): İyi bir ailede yetişmiş bir çocuk aşkı arıyor. Cambazın yürüdüğü ip gibi gençlikle yetişkinlik arasındaki gerilimi yansıtıyor. Gençler bu kitapla kendi durumlarını görebilmekte ve bir nevi gençlik pratiği olmaktadır.

Helden Tage (Kahramanlık Günleri): İçki içen bir anne, hippi bir baba… Kahraman 16 yaşında zor durumlar yaşıyor.  Bir gün bir ağaca çıkıyor ve kendini ağaçtan aşağı atıyor. Atladıktan sonra bazı şeyler oluyor ve kitap mutlu sonla bitiyor.

andersAndreas Steinhöfel “Anders” (Değişik): Gençlik ve çocuk edebiyatı arasındaki sınırı gösteren bir kitap. Kahramanımız komaya girer ve uyanınca kendini  Anders (değişik, farklı) olarak  adlandırır. İnsanların aurasını  tanıyan bir yeteneği gelişmiştir. İnsanların tüm duygularını görebiliyor. Her şeyi tanıyınca çevreden korkuyor. Korkunç bir anne modeli var; helikopter anne… Tüm çocukların üzerinde adeta uçuyor ve her şeye karışıyorlar. Bu anne figürüne bazıları küfür ediyor. Dr. Roswitha’nın şiddetle tavsiye ettiği bir kitap.

Bir sonraki konuşmacı Robert Koleji ve Mimar Sinan Üniversitesi mezunu Ayşe Yüksel Durukan’dı.  Uluslararası Okul Kütüphanecileri Derneğinin Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölüm başkanı ve Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olan Durukan şunlara dikkat çekiyor:

  • Kurgu evrensel ve inanılır olmalı.
  • Hikaye, kahramanın ağzından anlatılınca daha samimi ve daha gençliğe dokunur oluyor.
  • Nasihat içeren kitapları gençler okumuyorlar.
  • Gençlerin deneyimlerine ışık tutan bir kitap olmalı.
  • Kız da erkek de eşit rollerde olmalı.

Durukan’a göre gençlik edebiyatının karşısındaki engeller ise şunlar: Klasikler, popüler kültür, testler (sınav hazırlıkları), işlediği konular, olumsuz etkiler.

Tavsiye ettiği kitaplar:

Dışarıdakiler (Outsiders)

Çikolata Savaşı

Uyumsuz

Açlık Oyunları

Aynı Yıldızın Altında

Acı Çikolata

Haydi Konuş Artık

Enginar Kalpler

Alis Çeşnici Tuşlar Diyarında

Bir sonraki konuşmacı ÇAM’ın (Çocuk Araştırmaları Merkezi) kurucusu olan Doç. Dr. Necdet Neydim idi. Neydim gençlik edebiyatını 4 grupta topluyor;

  1. Gençlerin okuduğu edebiyat
  2. Gençlerin yazdığı edebiyat
  3. Gençlere dayatılan edebiyat
  4. Gençler için yazılan edebiyat

Bizde klasikleri okuma kültürü olduğunu söyleyen Neydim,  klasiklerin bu kadar ön plana çıkmasının nedenlerini ise şöyle açıklıyor:

  • 19.yy felsefesini içerir.
  • Sistem beklentisine uygun idealize figürler barındırır.
  • Sisteme ve topluma daha uygun gençler yetiştirme amacı taşır.
  • Boyun eğen bir nesil yetiştirmeyi amaç edinir.

Gençlik, yetişkinliğin dayatıldığı bir kitledir. Tavsiye edilen kitaplar onlara büyümeyi adeta dayatır. Her kitap sorgulanabilir.  Kitabı patron, iktidar, doğru saymayın. Çoğu yazar ve edebiyat dünyasından önemli isimler çocuk ve gençlik edebiyatını reddetmiştir. Genç yazarlar bile yetişkin şeyler ortaya çıkartmışlar ve koca insanlar gibi davranmışlardır. Büyümüşlük sorunu var. Sonrasında ise bazı kitaplar çocuğa göreleştirilmiş. Yani çocuklar için yazılmamış, sonradan çocukların okuyabileceği bir dile indirgenmiştir. Tabi bu durum bu kitapları çocuk kitabı yapmıyor.

Peki, gençler ne istiyor?

Geleceksizlik (distopik)  içeren ve korku kitapları istiyorlar. Onlara, neden korku okuyorsunuz diye soruyorsanız hayatın farkında değilsiniz demektir. Çünkü hayatımız korkularla donatılmıştır. Gençlerde dışlanma korkusu çok yüksek düzeydedir. Yalnızlık sorunu var. Kimisinin her şeyi var ama yalnız. Grup okumaları için başka, bireysel okumalar için başka kitaplar okunabilir. Gençlere eleştiri kültürü verilmeli. “Bu kitabın ana fikri nedir? diye bir soru sorulamaz. Bir kitabın ana fikri tekbir cümleyle anlatılabiliyorsa hemen atın o kitabı çöpe.

Ve son konuşmacı İtalyan bir yazar ve çizer olan Andrea Valente idi. Yapıtları New York Times gazetesinde dahil pek çok gazete ve dergide yayımlanmış olan Valente, konuşmasında hikaye anlatıcılığına değindi.

Her hikaye bir yolculuktur. Başlar ve başka bir yere ulaşır ya da gider ve başladığı noktaya geri döner. Aynı hikayeyi tekrar tekrar anlatabiliriz ancak her defasında farklılaşır. Bildiğiniz bir şey söylemek istemem çünkü bu çok sıkıcıdır. Bir filmde yönetmen size görmediklerinizi gösterir. Siz ise göstermediklerini de görürsünüz.  Örneğin duşta olan birinin sadece omuzlarına kadar olan kısmını görseniz,  geri kalan kısımlarını görmeseniz de onun çıplak olduğunu anlayabilirsiniz. Yani her şeyi görürsünüz. Mesela size 9 Haziran’da kardeşimin düğünü var ve ben bir kravat alıyorum dersem siz benim 9 Haziran’da düğüne gideceğimi hayal edersiniz. Hayal gücünü yönlendirmek hikaye anlatıcının önemli bir görevidir.

Kendi adıma çokça faydalandığım bir konferans oldu diyebilirim. Bir sonrakinin, daha başkalarının çok daha fazlalarının yapılmasını, çocuklar ve gençlere yönelik ortaya konan eserlerin titizlikle incelenmesi gerektiği gerçeğinin bir an önce idrak edilmesini ümit ediyorum.

Pervin Dalgıç

1979 İstanbul doğumluyum. 25 Temmuz 2011 doğumlu Kaan adında bir oğlum var. İstanbul Üniversitesinde “Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği” dalında yüksek lisans yaptım, Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü okudum. Lise ve dershane öğretmenliği yaptım. Kaan’dan sonra benim için önemli olan şeylerin sıralaması değişti. İş hayatı, kariyer ve tüm hobilerimi bir süreliğine rafa kaldırdım. Çünkü Kaan bir daha bebek/çocuk olmayacaktı. Geç anne olmuş olmanın bende oluşturduğu bilinç ile tüm enerjimi oğluma harcıyor ve bilgi birikimimi ona kullanıyorum. “Onca yıl okudum da boş boş evde oturuyorum” şeklinde bir düşünceye kapılmadım. Okuduğum okullar, çalıştığım alanlar bana yeni yeni ufuklar açtı. Doğru bilgiyi yanlıştan ayırt edebilme becerisi kazandırdı. Şimdi tüm bilgi ve birikimimi çocuğum için kullanıyorum.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız